Ahir zamanda Mehdi’nin geleceğine ve İslam’ın dünya hakimiyetini gerçekleştireceğine dair inançlar bulunmaktadır. Mehdi’nin, insanlığı doğru yola yönlendireceği, adaleti sağlayacağı ve dünya üzerinde huzur ve barışı tesis edeceği düşünülmektedir. Ancak İslam inancında Mehdi’nin geleceği ve kim olduğu konusunda farklı görüşler mevcuttur.
Bir soru gündeme gelmektedir: Eğer Mehdi, yaşamın son döneminde (sura üflendiğinde) gelecekse, daha önce yaşamış ve ölmüş kişilere haksızlık olmayacak mı?
Kur’an’da Mehdi ile ilgili bir varlığın insanları hidayete erdirmesiyle ilgili doğrudan, dolaylı veya zımni en küçük bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak, bu konuda birçok rivayet mevcuttur. Unutulmamalıdır ki, Kur’an’ın onaylamadığı sözler bilgi değildir; bu sözler uydurulmuş ve geçerliliği olmayan ifadelerdir.
Kur’an’a göre, her birey kendi eylemlerinin sonuçlarından sorumludur. Kim ne yaparsa, kendisi için yapar; bir başkası gelip de onu kurtaramaz. Bu durum, Nebi Muhammed için de geçerlidir. Kur’an’da bu konuyu net bir şekilde ifade eden ayetler bulunmaktadır. Casiye Suresi 15. Ayet ve Fussilet Suresi 46. Ayet’te şöyle denilmektedir: “Kim iyi bir iş yaparsa (bu) kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhinedir…”
Bu mesaj, Bakara Suresi’nin 134, 141, 272 ve 286. ayetleri ile birlikte okunmalıdır. Ayrıca, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Fâtır 35:18, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8 ayetleri de bu bağlamda dikkate alınmalıdır. Bu ayetler, bireylerin kendi eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşeceğini ve başkalarının kurtarıcı olamayacağını vurgulamaktadır.
Mehdi inancı, Kur’an’da açık bir şekilde yer almamakta ve bu konuda yapılan rivayetler geçerliliği olmayan sözler olarak değerlendirilmektedir. Her birey, kendi eylemlerinin sorumluluğunu taşımakta ve bu sorumluluk, inanç ve ibadetlerinde de kendini göstermektedir.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com

Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.