Kardeşim, din dediğimiz şey hayatın merkezinde duran en büyük gerçeklerden biridir. Ama işin aslına baktığımızda, bu inancı yaşarken çok önemli bir hassasiyet gerektiriyor. Çünkü din, herhangi bir grubun, tarikatın, şeyhin ya da mezhebin tekelinde değildir. Eğer biz dinimizi onların söylemlerine göre şekillendirirsek, farkında olmadan onların dinini yaşamış oluruz. Bu da onları ilah edinmek demektir. Allah’tan başkasını ilahlaştırmak ise en büyük sapmadır. Bu noktada inancımız da ibadetlerimiz de ciddi bir tehlike altına girer.
Asıl yapmamız gereken belli: Kur’an’ı kendi dilimizden okumak. Çünkü Rabbimiz Kur’an’ı anlaşılmak için indirdi. “Andolsun ki biz Kur’an’ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?” (Kamer 54:17). Demek ki bu kitap bizim için bir rehber ve yol haritasıdır. Onu anladığımız dilden okuyacak, anladıklarımızı hayatımıza taşıyacağız. Anlayamadığımız yerleri araştıracak, farklı yorumları Kur’an’a arz edecek, aklımızla süzüp en doğru olanı seçeceğiz.
Zümer Suresi 18. ayette bu durum çok açık anlatılıyor: “Onlar (her) sözü dinler; en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Öz akıl sahipleri de işte sadece onlardır.” Yani Rabbimiz diyor ki, mesele çok sesliliği yasaklamak değil. Her sözü duyacağız ama en güzeline uyacağız. Peki, en güzel olan nedir? Elbette Allah’ın kitabıyla örtüşen, şirkten uzak olan ve insanı Allah’a yaklaştıran sözlerdir.
Şunu unutmamak gerekir: şirk, Allah’ın affetmeyeceğini bildirdiği tek günahtır. “Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını dilediğine bağışlar.” (Nisâ 4:48). Yani kulun Allah’a ortak koşması, yaptığı bütün amelleri boşa çıkarır. Bu yüzden Rabbimiz Zümer 65. ayette elçisine bile uyarıda bulunuyor:
“Andolsun ki sana ve senden öncekilere vahyedildi ki, eğer şirk koşarsan amelin boşa gider ve mutlaka kaybedenlerden olursun.” Düşünsene, Allah resülünü bile uyarıyorsa, biz ne kadar dikkatli olmalıyız!
Din, Allah ile kul arasındaki en saf bağdır. Bu bağı kirletmeye çalışan, kendi sözlerini Allah’ın sözüymüş gibi sunan çok kişi olacaktır. Rabbimiz ise bu konuda bizi uyarıyor: “Hüküm yalnız Allah’ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur.” (Yusuf 12:40). Demek ki doğru yol, sadece Allah’a teslim olmakla mümkündür.
Kardeşim, sonuç basit: Kur’an’ı okuyacağız, aklımızı işleyeceğiz, en güzeline uyacağız. Dinimizi hiç kimsenin tekeline bırakmayacağız. İşte o zaman şirkten uzak, sağlam bir imanla doğru yolda kalabiliriz. Böylece inancımız köklenecek, Allah’a olan bağlılığımız daha da güçlenecek.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com