— Kur’an’da bize hangi yiyeceklerin haram kılındığı açıkça yazıyor mu?
Evet, yazıyor. Dört şey sayılıyor:
- Leş
- Kan
- Domuz eti
- Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın eti
— Peki ayette “domuz haramdır” mı yazıyor?
Hayır. En’am Suresi 145. ayette özellikle “domuz eti” ifadesi geçiyor. Allah şöyle buyuruyor:
“De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan veya domuz eti –ki bu pisliğin kendisidir– ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum…” (En’am 6:145)
— Demek ki mesele sadece “domuz” değil, özellikle “domuz eti” mi?
Aynen öyle kardeşim. Kur’an’ın orijinal metni de bunu gösteriyor. Yani yasaklanan şey doğrudan hayvanın adı değil, onun eti. Sen ne dersin, buradaki ayrıntı önemli değil mi?
— Yağ meselesi nereden çıkıyor peki?
Bir sonraki ayette, yani En’am 146’da Yahudilere özel bir yasaktan bahsediliyor:
“Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun iç yağlarını da haram kıldık…”
Yani Kur’an bütün bütünlüğünde düşündüğümüzde onlar hayvanların iç yağlarını kendilerine yasaklamışlar.
— O zaman domuz için özel olarak “yağ” yasaklanmamış mı oluyor?
Doğru. Kur’an’da sadece “domuz eti” haramdır deniyor. Fakat işte burada bir incelik var: Biz çoğu zaman ayetleri değil, kulaktan dolma bilgileri esas alıyoruz. Bugün birine “domuz yağı helal midir?” diye sorsan, çoğu kişi hiç düşünmeden “haramdır” diyecektir. Sen de etrafında böyle düşünenler görmüyor musun?
— Peki biz nasıl karar vermeliyiz?
Araf 157. ayet bize yol gösteriyor: “…Temiz olanı helal, pis olanı haram kılar…” Eğer bir şey bize göre de pislikse, biz onu zaten haram görürüz. Aklımızı kullanıp bütününe haram dediğimizde, en küçük zerresine de haram dememiz gerekir. İşte gerçek ölçü bu.
— Buradan çıkarılacak asıl ders nedir?
Asıl mesele domuz yağından çok, Kur’an’ı nasıl okuduğumuzdur. Eğer yüzeysel okursak, sadece kalıplaşmış anlayışları tekrar ederiz. Ama derinlemesine, tane tane ve geleneklerden arınarak okursak, Rabbimizin hikmet dolu mesajını doğru anlarız. Sen de fark etmişsindir, yüzeysel okumakla derin okumak arasında çok büyük fark var.
— Yani bize düşen nedir?
Kur’an’ın dediğine odaklanmak, aklımızı kullanmak ve yüzeysel bakıştan kurtulmaktır. Rabbim bize, Kur’an’ı hakkıyla okuyup anlayabilmeyi nasip etsin.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.