ŞÜKÜR: NİMETİ TANIMAKTAN HAYATA DÖNÜŞTÜRMEYE – Özet
Minnettarlık çoğu zaman basit bir teşekkür cümlesi sanılır ama aslında insanın varoluşa açılan en derin kapılarından biridir. Bir nimetin farkına varmak, sadece dışarıdaki bir iyiliği görmek değildir; insanın kendisini, konumunu ve sorumluluğunu hatırlamasıdır. Bu yüzden Kur’an, şükür dediğimiz kavramı dilin ucunda dolaşan bir söz olmaktan çıkarıp bilince yerleştirir. Allah’ın verdiği nimetleri gören, onları gelişigüzel bir rastlantı olarak değil, bilerek ve hikmetle verilmiş bir emanet olarak kabul eder.
Kur’an’da “Çok az kullarım şükreder” (Sebe 34/13) buyurulurken aslında şükrün ne kadar kıymetli bir bilinç hali olduğu bize hatırlatılır. Yani mesele teşekkür etmeyi bilmekten önce, nimetin anlamını fark edebilen bir yürek taşıyabilmektir. Minnettarlık da bu farkındalığın hayata yansıyan yüzü haline gelir. Şükür Allah’a yöneliştir; minnettarlık ise o yönelişin insan ilişkilerindeki karşılığıdır. Böylece insan kendini merkeze koymaktan vazgeçer, kibrin yerine tevazuyu, bencilliğin yerine sorumluluğu yerleştirir.
Minnet duygusu çoğu zaman bizi bize anlatır. Çünkü minnettar olan insan, “sahip olduklarım zaten benimdi” demez; “bunlar bana bir görev, bir imtihan, bir emanet olarak verildi” diyebilir. Böyle bir bilinç insanı köklü biçimde değiştirir. Kur’an’da Allah’ın “Şükrederseniz artırırım” (İbrahim 14/7) demesi de bu yüzdendir; şükreden insanın nimeti artar çünkü bilinci artar, farkındalığı çoğalır, istikameti netleşir.
Minnettarlığın toplum üzerindeki etkisi de küçümsenecek bir şey değildir. Nimetin farkına varan biri israf etmez. Değer bilen biri zulmetmez. Şükreden biri umut üretir, karamsarlığı dağıtır. Hatta çoğu zaman teşekkür ettiğimiz şeylerde, o an göremediğimiz ince bir ders, bir uyarı ya da bir hikmet gizlidir. Bu yüzden minnettarlık sadece bir duygu değil, insanı dünyaya daha açık bir gözle bakmaya çağıran bir yaşam disiplinidir.
Bugün teşekkür ettiğin her şeyde bir anlam ara. Çünkü fark etmek, insanın kendini yenilemesinin ilk adımıdır. Kur’an’ın “Görmüyorlar mı, düşünmüyorlar mı, akletmiyorlar mı?” diye sık sık sorması da bundandır. Farkındalık, imanın sessiz şükrüdür. Ve bilinçle yapılan her şükür, insanın iç dünyasını da dış dünyasını da aydınlatır.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com