Ay: Ocak 2026

2 Ocak 2026

Kur’an’ın Farklı Yüzleri: İsimleri ve Derin Anlamları

Kur’an’ı eline aldığında aslında sadece bir kitap tutmuyorsun. Bir yol haritası, bir pusula, bir ayna tutuyorsun. Ama çoğu zaman fark etmeden yapıyoruz bunu. Kapağını açıyoruz, birkaç satır okuyoruz, sonra hayat kaldığı yerden devam ediyor. Oysa Kur’an, raflarda durmak için inmedi. Hayatın içine girmek için indi.

1 Ocak 2026

Rivayetler Kur’an’ın Önüne Geçemez!

Dini inancımızda Kur’an-ı Kerim’in yeri ve önemi tartışmazdır. Ancak, hadislerin Kur’an’ın önüne geçmesi, dinin özünü inceltmemize ve hatta karıştırmamıza neden olmaktadır. Eğer bir hadis, Kur’an’daki bir ayeti nesh ediyorsa, o zaman dinin kitabı Kur’an olmaktan çıkar. Bu durumda, birbiriyle çelişen rivayetler din haline gelir. Oysa rivayetleri toplayanlar bile, topladıklarının büyük çoğunluğunu reddetmişlerdir. Buna rağmen, Kur’an’a aykırı ve birbiriyle çelişen sözler hâlâ “din” diye anlatılmaktadır. Peki, bu durumda hangi rivayete iman edeceğiz? Üstelik elimizde, hiçbir çelişki barındırmayan Allah’ın kitabı dururken…

1 Ocak 2026

Ölülerle Bağ Kurulmaz, Ses Onlara Ulaşmaz

Bazen insanın içini sızlatan bir özlemle geçmişe dalar ya hani… Bir mezar taşına dokunur, sessizce “beni duyuyor musun” der. İşte Kur’an, tam da o duyguların derinliğinde bize gerçeği açıkça bildiriyor: Hiçbir ölmüş kişiye ne bir şey duyurabiliriz, ne de onlardan haber alabiliriz.

1 Ocak 2026

ÖLÜLERLE BAĞ KURULMAZ, SES ONLARA ULAŞMAZ

İnsan, ayrılığı kabullenmekte zorlanan bir varlıktır. Özellikle sevdiğini kaybettiğinde, onunla bağının tamamen koptuğunu düşünmek içini acıtır. İşte bu yüzden mezar başlarında fısıldar insan. Bir taşın önünde durur, kalbinden geçenleri dudaklarına döker. “Beni duyuyor musun?” der.
Bu soru, sadece bir merak değildir; bu soru, insanın acısıyla kurduğu son köprüdür.