“Ya. Sin.” (1)
Kur’an’ın doğru ve hikmet dolu bir kitap olduğunu vurgular (2)
Elçinin doğru yolda olduğu ve Allah tarafından gönderildiği belirtilir (3-4).
Kur’an’ın, geçmişte uyarılan ama hala gaflet içinde olan topluluklara hitap etmek için indirildiği ifade edilir (5-6).
İman etmeyenlerin azapla karşılaşacakları belirtilir (7).
Gaflet içinde olanların kibirlilerin durumunu tasvir eder; onların gerçekleri görme isteği göremeyecek durumda oldukları anlatılır (8).
Allah’a olan yollarını açılamayacak şekilde tıkayan insanların, gerçekleri görmelerini engellenme durumları ifade eder (9).
İnanmayanların uyarılara karşı kayıtsız kaldıkları belirtilir (10).
Kur’an’a uyan ve Allah’a saygı duyanların uyarılabileceği ifade edilir (11).
Ahiret hayatı ve insanların amellerinin kaydedildiği vurgulanır (12).
Geçmişteki kavimlerin örnekleri verilerek uyarı yapılır (13).
Elçilerin yalanlandığı ve desteklendiği anlatılır (14).
İnsanların elçilere karşı çıkışları ifade edilir (15).
Elçilerin kendilerini savunmaları ve Allah’ın bilgisi vurgulanır (16).;
Elçilerin görevlerinin sadece tebliğ olduğu belirtilir (17).
Elçilerin uyarılarına karşı çıkanların tehditleri ifade edilir (18).
Uğursuzluğun nedeninin kendilerinden kaynaklandığı belirtilir (19).;
Doğru yolda olan birinin çağrısı ifade edilir (20).
Elçilerin samimiyeti vurgulanır (21).
Yaratılışın anlamı ve Allah’a ibadet etmenin gerekliliği ifade edilir (22).
Allah’tan başka ilah edinmenin anlamsızlığı vurgulanır (23).
Şirk etmenin sonuçları ifade edilir (24).
Güvenin ve itaatin önemi vurgulanır (25).
Cennete giren birinin pişmanlığı ifade edilir (26-27).
Allah’ın azap yöntemleri hakkında bilgi verilir (28).
Azabın aniden geleceği belirtilir (29).
Elçilere karşı alay edenlerin durumu eleştirilir (30).
Geçmiş kavimlerin helak edilmesi hatırlatılır (31).
Ahirette herkesin toplanacağı ifade edilir (32).
Doğanın döngüsü ve Allah’ın kudreti vurgulanır (33).
Allah’ın nimetleri ve insanların şükretmesi gerektiği ifade edilir (34-35).
Yaratılışın çeşitliliği ve Allah’ın yüceliği vurgulanır (36).
Gece ve gündüzün yaratılışı bir delil olarak sunulur (37).
Güneşin hareketi ve Allah’ın düzeni ifade edilir (38).
Güneş ve ayın hareketleri arasındaki düzen vurgulanır (39).
Ayın evreleri anlatılır (40).
Gemide taşınmanın bir delil olarak sunulması (41).
Allah’ın yarattığı binek nimetler ifade edilir (42).
Allah’ın merhameti ve azap kudreti vurgulanır (43-44).
Uyarıların önemi ifade edilir (45).
İnsanların ayetlere karşı kayıtsızlığı anlatılır (46).
İnfak etmenin önemi ve kâfirlerin tutumu ifade edilir (47).
Ahiret gününün sorgulanması (48).
Azabın aniden geleceği belirtilir (49).
Azap anındaki çaresizlik ifade edilir (50).
Ahiret hayatının başlangıcı anlatılır (51).
Diriliş anındaki pişmanlık ifade edilir (52).
Ahiretin ilk sahnesinin korkunçluğu anlatılır (53).
Adaletin sağlanacağı gün vurgulanır (54).
Cennet hayatının mutluluğu ifade edilir (55).
Cennet nimetleri ve huzuru anlatılır (56).
Cennetteki nimetlerin bolluğu ifade edilir (57).
Cennetteki selam ve huzur vurgulanır (58).
Suçluların durumu ve cezalandırılmaları ifade edilir (59).
Şeytana karşı uyarı yapılır (60).
Allah’a kulluğun önemi vurgulanır (61).
Şeytanın insanları saptırma çabası ifade edilir (62).
Cehennemin uyarısı yapılır (63-64).
Ahiretteki hesap verme durumu anlatılır (65).
Allah’ın kudretinin sınırları ifade edilir (66).
Allah’ın iradesinin her şeye hakim olduğu vurgulanır (67).
İnsanların yaratılışına dair düşünmeleri gerektiği ifade edilir (68).
Resulün görevi, yaşayan ölülerin uyarılması ve Kur’an’ın önemi vurgulanır (69-70).
Geçmişteki kavimlerin helak edilmesi örnek verilerek, inkârcıların durumları hakkında uyarıda bulunulur. Elçilerin gönderildiği toplumların nasıl bir sonla karşılaştığı hatırlatılır (71).
Elçilerin, bir topluma gönderilmesi ve bu topluluğun elçileri yalanlaması anlatılır. Üç elçinin bir araya gelerek insanları uyarması, Allah’ın merhametinin bir göstergesidir (72).
İnsanların elçilere karşı çıkışları ve onları yalanlamaları ifade edilir. Bu, inkârcıların Allah’ın mesajını kabul etmediklerinin bir göstergesidir (73).
Elçilerin kendilerini savunmaları ve Allah’ın bilgisi vurgulanır. Elçiler, Allah’ın kendilerini gönderdiğini bildirmektedirler (74).
Elçilerin görevinin sadece tebliğ olduğu belirtilir. Onlar, Allah’ın mesajını iletmekle yükümlüdürler (75):
İnkârcıların elçilere karşı tehditleri ve tepkileri ifade edilir. Onlar, elçilerin uyarılarına karşı çıkmakta ve onları kovmakla tehdit etmektedirler (76).
Elçilerin, inkârcıların uğursuzluğunun kendi davranışlarından kaynaklandığını belirtmeleri, insanların sorumluluklarını hatırlatır (77).
Elçilerin, Allah’a olan güvenlerini ifade etmeleri ve insanları O’na yönlendirmeleri vurgulanır. İman edenlerin Allah’a güvenmeleri gerektiği hatırlatılır (78).
Cennete giren birinin pişmanlığı ifade edilir. Bu kişi, kavminin inkârından dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirir (79).
Allah’ın azap yöntemleri hakkında bilgi verilir. Geçmişteki kavimlerin helak edilmesi belirtilir. Allah’ın iradesiyle gerçekleşmiştir (80).
Azabın aniden geleceği belirtilir. İnsanlar, Allah’ın azabıyla karşılaştıklarında çaresiz kalacaklardır (81).
Elçilere karşı alay edenlerin durumu eleştirilir. Bu, inkârcıların sonunu gösteren bir uyarıdır (82).
Allah’ın mutlak egemenliği ve her şeyin O’na ait olduğu vurgulanır. İnsanların, ahirette yalnızca Allah’a dönecekleri hatırlatılır (83).
Doğrularım Allah’ın yanlışlarım benimdir. Aydın Orhon
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.