KISA KISA…
Haramı Domuz Gibi Yedik…
Kardeşim, düşün bir: Allah bize açıkça bazı şeyleri haram kıldı. Kur’an’da şöyle buyruluyor:
“Allah size yalnızca leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesilmiş olanı haram kıldı. Ama kim mecbur kalırsa, sınırı aşmadan ve ihtiyaçtan fazlasını yemeden (bundan yiyebilir). Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Bakara 2:173)
Bak görüyor musun? Domuz eti, leş, kan ve Allah’tan başkası adına kesilen hayvan eti yasaklandı. Çoğumuz bu konuda hassasız, “Domuz yemem” deriz. Ama mesele sadece bu değil. Asıl çarpıcı olan şu söz: “Domuz etini haram diye yemedik, ama haramı domuz gibi yedik!”
Bu ifade, bize şunu düşündürüyor: Haram sadece tabağımızda mı? Yoksa davranışlarımızda, alışverişimizde, birbirimizle ilişkilerimizde de haramlar var mı?
Kur’an bize sadece belli yiyeceklerden uzak durmayı değil, aynı zamanda bütün hayatımızı helal ve temiz bir çizgide sürdürmeyi öğütlüyor. Mesela:
“Birbirinizin mallarınızı haksız yere yemeyin…” (Bakara 2:188)
“Allah, ribayı yok eder; sadakaları ise artırır…” (Bakara 2:276)
“Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, birbirinizi gıybet etmeyin…” (Hucurat 49:12)
Düşünsene kardeşim, domuz yememekle övünürken rüşvet alıp vermek, ribaya bulaşmak, kul hakkı yemek, dedikodu yapmak, yalan söylemek… Bunlar Allah’ın en çok sakındırdığı haramlar değil mi?
Domuz eti aslında sembolik bir sınav. Allah, “Küçük bir yasaktan kaçabiliyor musun?” diye soruyor. Ama işin özü daha büyük haramlardan uzak durabilmekte. Eğer bir insan “Ben domuz yemem” diyorsa ama arkasından haram para kazanıyorsa, emanete ihanet ediyorsa, gıybet edip iftira atıyorsa, bu kişi dini sadece görünüşte yaşıyor demektir.
Kur’an’ın istediği, hem midemizin hem kalbimizin hem de vicdanımızın temiz olmasıdır. Çünkü haramlar sadece mideyi değil, toplumu da çürütür. Başkasının hakkı yenilen bir toplumda güven kalmaz, haksızlık çoğalır, huzur kaybolur.
Sonuçta kendimize şunu sormalıyız: Domuz etinden uzak durduk, peki ya Allah’ın yasakladığı diğer haramlardan da gerçekten uzak durabiliyor muyuz?
Kardeşim, sözün özü şu: Haram sadece yemekte değil, her davranışımızda karşımıza çıkıyor. Müslüman, dinin özünü anlayıp bu değerleri hayatına yansıtmak zorunda. Ancak o zaman adaletin ve huzurun hâkim olduğu bir toplum inşa edebiliriz.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.