Ortak Koşmanın Gizli Tuzakları: Allah’ın Payına Engel Olmak
Kardeşim, Kur’an’da anlatılan putperestlik kıssaları sadece tarihsel olaylar değil, aynı zamanda bize bugünü gösteren uyarılardır. Çünkü insanın zaafları, tutkuları ve eğilimleri çağ değişse de değişmiyor. En’âm Suresi’ndeki şu ayete bir bak:
“Yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah’a birer pay ayırıp, zanlarınca “Bu Allah için, bu da ortaklarımız (putlarımız) için.” dediler. Ortakları için ayrılan (pay) Allah’a ulaşmıyor, Allah için ayrılan (pay ise) ortaklarına ulaşıyor! Vermekte oldukları hüküm (ne) kötüdür!” (En’âm 6:136)
Müşriklerin yaptığı şey çok açıktı. Allah’ın yarattığı nimetlerden pay ayırıyorlar ama Allah için ayrılan payı kolayca ortaklarına kaydırıyorlardı. Putları için ayırdıkları paya ise asla dokunmuyorlardı. Bu, aslında onların hayatında Allah’ın geri planda bırakıldığını, putların öne çıkarıldığını gösteriyordu. Kardeşim, bugün de aynı manzarayı görmüyor muyuz? İnsan Allah için ayırması gereken vakti, enerjiyi, imkânı hep başka şeylere harcıyor.
Bir sonraki ayette ise tablo daha da çarpıcı hale geliyor:
“Aynı şekilde, ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını (kızlarını) öldürmeyi hoş gösterdi ki hem kendilerini mahvetsinler hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar! Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Onları uydurdukları ile bırak!” (En’âm 6:137)
Burada bahsedilen çocuklarını öldürmek sadece diri diri gömmek değil. İnsan evladını yanlış ideolojilere, sapmış geleneklere, tüketim kültürüne ya da bağımlılıklara kurban ettiğinde de aynı yanlışı yapıyor. Nice anne baba evladını kariyer, para ya da cemaat uğruna kaybediyor. Allah’ın değerleri geri plana itilince sonuç hep helak oluyor.
Kur’an bu zihniyeti farklı yerlerde de açıklıyor. Mesela: “Onlar Allah’ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rabb’ler edindiler…” (Tevbe 9:31). Burada mesele sadece taştan put değil; Allah’ın önüne geçen her otorite put haline geliyor. Bir başka uyarı da şöyle: “Gördün mü heva ve hevesini ilah edineni?” (Casiye 45:23). Yani insan kendi tutkularını, çıkarlarını, arzularını tanrılaştırabiliyor.
Nahl Suresi’nde ise aynı zihniyet bir kez daha karşımıza çıkıyor:
“Rızık olarak kendilerine verdiğimiz şeylerden Allah’a pay ayırıyorlar ve hiçbir şey bilmedikleri şeylere: ‘Bu Allah’ındır’ ve ‘Bu da bizim ortaklarımızındır’ diyorlar. Oysa ortakları için olan Allah’a ulaşmaz, ama Allah için olan kendi ortaklarına ulaşır. Ne kötü hüküm veriyorlar!” (Nahl 16:56)
Düşünsene kardeşim, Allah’ın verdiği rızıklarda bile kendi uydurdukları sahte otoriteleri öne çıkarıyorlar. Bugün de aynı. İnsanlar Allah’ın hakkını hep erteliyor ama kendi tutkularına asla taviz vermiyor.
Modern çağda putların şekli değişti ama mantığı aynı kaldı. Artık taş ya da tahta heykeller yok belki ama ideolojiler, liderler, cemaatler, markalar, paralar ve tutkular var. Kimisi için makam put, kimisi için para. Kimi insan ideolojisini din edinir, kimi sosyal medyasına tapar. İnsanlar futbol takımı uğruna gece gündüz kavga edebiliyor, ama Kur’an için on dakika ayırmaya zorlanıyor. İşte bunlar modern putların en açık örnekleri.
Peki kardeşim, modern putlara karşı nasıl korunacağız? Bunun yolu Kur’an’ın kendisinde: “Bu, benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun, başka yollara uymayın; sonra sizi O’nun yolundan ayırır. İşte sakınasınız diye size bunu tavsiye etti.” (En’âm 6:153).
Yani çözüm, Allah’ın kitabını merkeze almak, O’nun verdiği rızıkları yalnızca O’nun rızası için kullanmak ve hiçbir şeyi Allah’ın önüne geçirmemektir. Böyle olduğunda modern putların hayatımıza sızacak yeri kalmaz. Çünkü gerçek kurtuluş, hayatın merkezine yalnızca Allah’ı koymakla mümkündür.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com