İslam Dininin Başlangıcı
İslam dininin yalnızca Nebi Muhammed ile başladığı düşüncesi yaygın olsa da Kur’an’a göre bu doğru değildir. İslam, insanlık tarihi kadar eski olan bir teslimiyet yoludur. Kur’an, insanın yeryüzüne gönderildiği andan itibaren ilahi rehberlikle karşılaştığını bildirir. İlk olarak Ademler ve eşleri yaratılmış, daha sonra bu insanlar arasından Nebi Âdem seçilerek ilahi mesajı insanlara ulaştırmakla görevlendirilmiştir. Böylece Nebi Âdem, vahiy alan ilk nebi olarak insanlara Allah’ın hidayetini bildirmiştir. Bu durum, insanlık tarihinin başından itibaren ilahi rehberliğin bulunduğunu gösterir. İslam kelimesi de Allah’a teslim olmayı ifade eder ve Nebi Âdem’den itibaren gönderilen bütün elçiler insanları aynı gerçeğe çağırmıştır: Allah’a teslim olmak. Bu nedenle İslam sonradan ortaya çıkmış bir din değil, insanlık tarihi boyunca gönderilen vahyin ortak adıdır.
Tarih boyunca insanların karşılaştığı önemli sorunlardan biri vahyi olduğu gibi koruyamamalarıdır. İnsanlar çoğu zaman hakikati değiştirmeye veya onu kendi geleneklerine ve çıkarlarına göre şekillendirmeye eğilimli olmuşlardır. Kur’an, insanların Allah’ın kitabına inandıklarını söyledikleri hâlde karar verirken başka otoriteleri tercih edebildiklerini ifade eder. Bu durum yalnızca geçmiş toplumlara özgü değildir. İnsan vahyi ikinci plana attığında aynı hataya düşer. Nebi Muhammed’in yaşadığı dönemde de Mekke toplumunda Allah’ın varlığı inkâr edilmiyordu; ancak insanlar atalarından gelen gelenekleri din hâline getirmişlerdi. Bu nedenle elçilerin görevi, insanların unuttuğu hakikati yeniden hatırlatmaktır.
İnsanlık tarihinde birçok nebi gönderilmiş, her biri kendi toplumuna vahyi ulaştırmıştır. Bu zincirin son halkası Nebi Muhammed’dir. Kur’an, onun nebilerin sonuncusu olduğunu açıkça bildirir. Ancak nebinin ölmesi vahyin etkisinin sona erdiği anlamına gelmez. Çünkü Kur’an son ilahi kitap olarak insanlığa bırakılmış ve kıyamete kadar rehber olacak bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Kur’an’da vurgulanan temel gerçeklerden biri Allah’ın dininin tek olduğudur. İslam’ın tamamlandığını bildiren ayet, yeni bir dinin ortaya çıktığını değil, başından beri var olan teslimiyet yolunun son hâline ulaştığını ifade eder. Kur’an ayrıca bütün nebilerin aynı çağrıyı yaptığını bildirir. Nebi Nuh, Nebi İbrahim, Nebi Musa ve Nebi İsa gibi birçok elçi insanları Allah’a teslim olmaya çağırmıştır. Bu durum İslam’ın yalnızca belirli bir topluma ait olmadığını, insanlık tarihinin başından beri var olan evrensel bir yol olduğunu gösterir.
Kur’an’ın verdiği önemli mesajlardan biri de bütün elçilere iman edilmesi gerektiğidir. Bir elçiyi kabul edip diğerini reddetmek doğru değildir; çünkü hepsi aynı kaynaktan gelen mesajı iletmiştir. Bu nedenle Kur’an insanları vahyi anlamaya ve üzerinde düşünmeye çağırır. Sonuç olarak İslam, insanın Allah’a bilinçli şekilde teslim olmasını ifade eder ve bu yol Nebi Âdem’den itibaren insanlığa öğretilen ortak hakikat olarak varlığını sürdürmektedir.
Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com
Formun Üstü
Formun Altı