Dosdoğru Yol: Sırat-ı Müstakim
Sırat-ı Müstakim, Kur’an’da insan hayatının yönünü belirleyen temel bir kavramdır. “Sırat” yol, “müstakim” ise eğrilmeyen, dosdoğru olan anlamına gelir. Birlikte kullanıldığında insanı yaratılış amacına götüren doğru istikameti ifade eder. İnsan hayat boyunca birçok seçenek, düşünce ve yön arasında kalır. Kur’an bu karmaşa içinde insanın tek bir doğru yola çağrıldığını bildirir ve bu yolun Allah’ın belirlediği ölçülere göre yaşamak olduğunu vurgular. (En’am, 153)
Dosdoğru yol sadece inançla sınırlı değildir; adalet, dürüstlük, merhamet ve sorumluluk gibi bütün davranışları kapsayan bir yaşam biçimidir. Kur’an bu yolu kulluk kavramıyla açıklar; kulluk, insanın hayatını ilahi ölçüler doğrultusunda düzenlemesi anlamına gelir. Bu nedenle doğru yol, yalnızca düşüncede değil, günlük hayatın kararlarında da görünür hale gelir. (Yasin, 61)
Kur’an’da elçiler insanlara yeni bir yol getiren kişiler değil, zaten var olan doğru yolu hatırlatan rehberler olarak anlatılır. Nebi Musa, Nebi İsa ve Nebi Muhammed insanları güç, çıkar veya kalabalıkların yönlendirdiği yollara değil, hakikatin yoluna çağırmıştır. Bu çağrı insanın iç dünyasında da karşılık bulur; çünkü insanın vicdanı doğruya yönelmeye yatkın bir fıtratla yaratılmıştır. (Şura, 52)
Yanlış yola sapmak çoğu zaman büyük bir kırılmayla değil, küçük tavizlerle başlar. Küçük bir haksızlık, küçük bir yalan veya adaletsizlik zamanla insanın yönünü değiştirir. Bu yüzden Kur’an insanın sürekli kendini sorgulamasını ister. Çünkü doğru yol tek olsa da insanı ondan uzaklaştıran yollar çoktur. (Bakara, 16)
Sırat-ı Müstakim kusursuzluk anlamına gelmez; insan hata yapabilir. Önemli olan insanın yönünün doğru olması ve hatalarını fark ettiğinde yeniden doğru istikamete dönmesidir. Bu nedenle Kur’an’ın ilk suresi olan Fatiha’da insan her gün Allah’tan doğru yola iletilmeyi ister. Bu dua insanın hayat boyu süren yön arayışını ifade eder. (Fatiha, 6)
Sonuç olarak Sırat-ı Müstakim, insanın inançta, ahlakta ve davranışta hakikate yönelmiş bir hayat yaşamasıdır. İnsan bu yolu seçtiğinde iç huzur ve denge bulur; çünkü yaratılışıyla uyumlu bir istikamette yürümeye başlar. Kur’an’ın çağrısı, insanın her gün yeniden doğru yolu seçmesi ve hayatını bu istikamette sürdürmesidir.
Aynı başlıkta daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com