Sünnetullah: Evrende ve Toplumda Değişmeyen İlahi Yasa
Evren, tesadüflerin ürünü değil; ölçü, denge ve uyum üzerine kurulmuş bir düzendir. Kur’an, insanı göğe ve yaratılışa bakmaya davet ederek bu düzenin kusursuzluğunu fark etmeye çağırır. “Rahman’ın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin” ifadesi (Mülk, 3-4), varlık âlemindeki uyumun ilahi bir yasaya dayandığını gösterir. Güneş ve ayın belirli bir hesap içinde hareket etmesi (Rahman, 5) ve güneşin kendisi için belirlenen yörüngede akıp gitmesi (Yasin, 38) evrende rastlantı değil, ilahi takdirin bulunduğunu ortaya koyar.
Bu düzen yalnızca göklerde değil, diğer canlılarda da görülür. Kur’an’da bal arısına vahyedildiğinin belirtilmesi (Nahl, 68), doğadaki varlıkların kendilerine verilen yönlendirme doğrultusunda hareket ettiğini gösterir. Ateşin yakması, suyun boğması veya yerçekiminin herkesi aynı şekilde etkilemesi de yaratılışta işleyen sabit yasaların varlığına işaret eder.
İlahi yasalar toplumların hayatında da geçerlidir. Kur’an, bir toplumun durumunun onların kendi davranışlarını değiştirmedikçe değişmeyeceğini bildirir (Ra’d, 11). Bu ilke, toplumların yükseliş ve çöküşünün adalet, ahlak ve sorumluluk anlayışıyla bağlantılı olduğunu ifade eder.
İnsan ise akıl ve irade sahibi olduğu için sorumluluk yüklenmiştir. Kur’an’da emanetin insana verilmesi (Ahzab, 72) bu sorumluluğu anlatır. İnsan yaptığı iyiliğin de kötülüğün de karşılığını görecektir (Zilzal, 7-8). Bu durum, ahlaki düzenin de ilahi yasalar çerçevesinde işlediğini gösterir.
Allah’ın insanlarla iletişimi vahiy yoluyla gerçekleşmiştir. Kur’an, bu iletişimin vahiy, perde arkasından hitap veya bir elçi aracılığıyla olduğunu bildirir (Şura, 51). Elçiler insanlara ilahi mesajı ulaştırmış, kendilerinin de birer insan olduğunu ifade etmişlerdir (Kehf, 110). Gönderilen vahyin korunacağı da özellikle vurgulanmıştır (Hicr, 9).
Sonuç olarak Kur’an, evrendeki düzen ile insan hayatına rehberlik eden vahiy arasında bir uyum bulunduğunu gösterir. Fiziksel dünyadaki yasalar nasıl değişmez ise adalet, sorumluluk ve hakikat üzerine kurulu ahlaki yasalar da değişmez. Bu nedenle insanın hem doğadaki düzeni hem de vahyin bildirdiği ilkeleri dikkate alarak hayatını şekillendirmesi gerekir.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com