22 Ekim 2026

ALLAHU EKBER Mİ, ALLAHU KEBÎR Mİ? HANGİSİ DAHA DOĞRU? – Özet

ile aydinorhon

Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız “Allahu Ekber” ifadesinin anlamını ne kadar düşünüyoruz? Bu söz geleneksel olarak “Allah en büyüktür” şeklinde çevrilir. Oysa Arapçada ekber kelimesi, bağlama göre “daha büyük” veya “en büyük” anlamına gelir. Burada önemli bir soru ortaya çıkar: “En büyük” demek, başka büyüklerin de bulunduğu düşüncesini beraberinde getirmez mi? Allah’ın eşsizliğini ve hiçbir varlığın O’na denk olmadığını kabul ederken, O’nun büyüklüğünü karşılaştırma bildiren bir kelimeyle anlatmak üzerinde düşünülmesi gereken bir konu değil midir?

Kur’an’da ekber kelimesinin farklı bağlamlarda kullanıldığını görüyoruz. Bakara suresinin 217. ayetinde fitnenin öldürmekten, 219. ayetinde ise günahın yarardan daha büyük olduğu bildirilir. Bu örnekler, kelimenin karşılaştırma anlamını açıkça gösterir. Bununla birlikte, yalnızca bu dil özelliğinden hareketle “Allahu Ekber” ifadesinin yanlış olduğu veya bu sözü söyleyenlerin şirk işlediği sonucuna varılamaz. Bir ifadenin anlamını sorgulamak başka, onu kullananlar hakkında kesin bir dinî hüküm vermek başkadır.

Dikkat çekici olan, ezan ve namazda kullandığımız “Allahu Ekber” kalıbının Kur’an’da aynen yer almamasına karşılık, Allah’ı yüceltme düşüncesinin Kur’an’da bulunmasıdır. Üstelik Ra‘d suresinin 9. ayetinde Allah, el-Kebîr olarak nitelenir. Kebîr, “büyük” demektir ve Allah’ın büyüklüğünü doğrudan ifade eder. Dolayısıyla “Allahu Kebîr” dediğimizde, “Allah büyüktür” anlamını dile getirmiş oluruz.

Bu nedenle Allah’ın büyüklüğünü ifade ederken, Kur’an’da Allah için kullanılan Kebîr sıfatını esas alarak “Allahu Kebîr” demeyi tercih etmek daha doğrudan ve anlaşılır bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Bu öneri, “Allahu Ekber” ifadesinin kesinlikle yanlış olduğu iddiasına değil, Allah’ın büyüklüğünü karşılaştırma anlamı üzerinde durmadan, doğrudan büyüklük bildiren bir kelimeyle ifade etme düşüncesine dayanır.

Ancak bu tercihle, ezan ve namazda yerleşmiş olan ifadenin değiştirilmesi gerektiği hükmü birbirinden ayrılmalıdır. Böyle bir hükme yalnızca kelimelerin sözlük anlamlarından hareketle varılamaz. Önemli olan, alışkanlıklarımızı sorgulamaktan kaçınmadan kullandığımız sözlerin anlamını bilmek ve din adına ulaştığımız sonuçları sağlam gerekçelere dayandırmaktır.

Sonuç olarak, “Allahu Ekber” ifadesinin anlamını araştırmak ve karşılaştırma çağrışımı üzerinde düşünmek yerindedir. Allah’ın büyüklüğünü dile getirmek için Kur’an’da kullanılan Kebîr sıfatını esas alarak “Allahu Kebîr” demeyi tercih etmek de anlaşılır bir yaklaşımdır. Ancak bu tercih, başka bir ifadeyi kullananları suçlamak için gerekçe yapılamaz. Asıl mesele, Allah’ın eşsizliğini gözeterek ne söylediğimizi bilmek ve kullandığımız sözleri bilinçli biçimde seçmektir.

Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com