İman çerçevesi içerisinde ahlakını koruyan ve amelini doğru yolda işleyen kişi muradına erer. Aksi halde, ahlak olmadan ibadet etmek anlamsızdır. Yüce Allah bizden borç istiyor. İstenen borç; 6236 ayete güvenmemiz, inanmamız ve hayata taşımamızla mümkündür. İmanın da İslam’ın da şartı 6236’dır.
Allah’a karşılığını çok arttırma ile kat kat arttıracağı güzel bir borcu verecek olan kimdir? Allah, daraltır ve genişletir ve siz O’na döndürüleceksiniz (2:245).
Hayatımıza taşıdığımız her ayet Allah’a verilen bir borçtur. Bir aç doyurmak, yetimin başını okşamak, yumuşak ve tatlı dilli olmak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, salat Allah’a verilecek borçlardan birkaçıdır. Bir birim verilen borç, kat kat fazlasının geleceğinin teminatıdır.
Her şeyden önce katlettiğimiz ahlakımızı tekrar ayağa kaldırmamız gerekmektedir. Eğer yaşadığımız din, ahlakımızı yok etmişse o din Yüce Allah’ın dini olamaz.
Yüce Allah bizi bazı şeylerle imtihan eder, fakat bize akıl ve düşünebilme yeteneği de vermiştir. Aklımızı ve düşünme yeteneğimizi kullansaydık, on ilimiz, binlerce insanımız yok olmazdı. On binlerce sakat kardeşlerimizi de unutmayalım. Bu olanları Allah’a bağlamak yanlıştır. Yüce Allah kullarının bu hâle gelmesini istemez.
Allah, insanlara haksızlık yapmaz. Ancak insanlar kendi kendilerine haksızlık yaparlar (10:44).
Tepeden tırnağa ahlakımızı test etmemiz gerekiyor. Devletin kontrol mekanizması rüşvet yemez, yüklenici rüşvet vermezse, demirden çimentodan çalınmazsa, beton işçiliği yapan usta işçiliğini azaltmak düşüncesiyle harca su ilave ederek betonun mukavemetini düşürmezse, dükkânlarda alanı genişletmek adına kolonları kesmeseydi, binlerce insan ölmezdi. Bu ahlak mekanizmasının yok oluşudur. Yukardaki davranışları yapan herkes, binlerce insanın ölümüne sebep olmuştur. Dilerim ki bu yanlışları yapan katiller, enkaz altında kalmışlardır.
Bu nedenle, İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır (5:32).
İbadetimizle ahlakımız bütünleşmiyorsa, sadece dini yaşadığımızı sanıyoruz. Hâlbuki Kur’an’ı yüreğimizle okuyup hayatımıza taşımamız ve başkalarına aktarmamız gerekmektedir. İşte o zaman dinim İslam ben Müminim diyebiliriz.
Sana vahyedilen Kitabı tilavet et (okuyup aktar) ve namazı kıl! Şüphesiz ki namaz, çirkinlikten ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir (29:45).
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.