ALİ İMRAN 78’İN IŞIĞINDA: UYDURMA RİVAYETLERİN TEHLİKESİ
Bu bölüm, Ali İmran suresi 78. ayet üzerinden, Allah’ın kitabına ait olmayan sözlerin dinin parçasıymış gibi sunulmasının oluşturduğu tehlikeyi ele alır. Kur’an’da, bazı kişilerin dili eğip bükerek Allah’tan gelmeyen sözleri Allah’ın sözü gibi göstermeye çalıştıkları açıkça uyarılır. Bu durum sadece geçmişle sınırlı değildir; bugün de Kur’an dışı rivayetler, etkileyici üslup ve dinî söylemlerle vahiy gibi aktarılabilmektedir.
Metin, vahyin ölçüsünün yalnızca Kur’an olduğunu vurgular. Allah, insanlardan yalnızca kendisine vahyedilene uymalarını istemiştir. Bunun dışındaki sözler, ne kadar eski veya yaygın olursa olsun, insan sözüdür ve vahiy kabul edilemez. Din adına söylenen her sözün Kur’an terazisine vurulması gerektiği hatırlatılır.
Ayrıca rivayet kültürünün dini zamanla zorlaştırdığı, Kur’an’ın ise kolaylık, açıklık ve anlaşılabilirlik üzerine indirildiği ayetlerle ortaya konur. Güzel konuşmanın, etkileyici sesin veya geleneksel kabullerin hakikatin ölçüsü olmadığı; asıl ölçünün Kur’an’a uygunluk olduğu vurgulanır.
Sonuç olarak bu bölüm, okuyucuyu duyduğuna teslim olmaya değil, araştırmaya ve düşünmeye çağırır. Din, anlatıcıların sözlerinden değil, Allah’ın apaçık ayetlerinden öğrenilmelidir. Kur’an merkeze alındığında, uydurma sözler etkisini kaybeder ve din yeniden saf hâline kavuşur.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com