Kardeşim, şimdi işin en can alıcı kısmına gelelim: Bütün bu ayetler, tarihten örnekler ve modern hayatın putları bize neyi gösteriyor? Asıl soru şu: Bugün bize düşen sorumluluk nedir?
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki Allah’tan başka ilah edinmemek sadece “taş putlara tapmamak” demek değildir. İnsan, hayatında Allah’ın yerine koyduğu her şeyi bir tür ilah edinmiş olur. Para, makam, şöhret, ideoloji, hatta kendi nefsimiz… Bunlar gönlümüzde Allah’tan daha değerli hâle gelirse, farkında olmadan putperestliğe düşmüş oluruz. Kur’an’ın şu uyarısı bu yüzden çok önemlidir: “Kendi hevasını ilah edineni gördün mü?” (Câsiye 23).
Bize düşen ilk sorumluluk, kalbimizi bu gizli putlardan arındırmaktır. Çünkü kalp, iki ilaha yer taşımaz. Allah ile birlikte başka bir şeye güvenmek, Allah’a tam teslimiyetin önüne geçer. Bu yüzden Kur’an şöyle der: “Güvenip dayanılacak olan yalnızca Allah’tır.” (Ahzâb 3).
İkinci sorumluluğumuz, hayatın her alanında Allah’ın rehberliğini esas almak. Sadece ibadetlerde değil, ticarette, ailede, sosyal ilişkilerde de Allah’ın koyduğu ölçülere göre hareket etmek. Çünkü sahte ilahlar bazen doğrudan karşımıza çıkmaz, bazen alışkanlıkların ve geleneklerin içine gizlenir. İşte burada bilinçli olmak, Kur’an’a sarılmak gerekir.
Üçüncü sorumluluğumuz, modern hayatın tuzaklarına karşı uyanık olmaktır. Bugün para, makam, şöhret ya da ideoloji insana “senin güvencen benim” diye fısıldıyor. Ama bunların her biri örümcek ağı gibi zayıf. Kur’an’ın o benzetmesi (Ankebut 41) aslında bize sürekli hatırlatılmalı: Güvenilecek tek sağlam kale Allah’tır.
Dördüncü sorumluluğumuz, teslimiyet. İnsan Allah’a gerçekten teslim olunca kaygılarından kurtulur. Çünkü bilir ki, dünya nimetleri geçici olsa da Allah’ın yardımı kalıcıdır. Bu yüzden Kur’an’da şöyle denir: “Kim Allah’a sımsıkı sarılırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir.” (Âl-i İmrân 101).
Kardeşim, işte bize düşen görev budur: Kalbimizi gizli putlardan temizlemek, Allah’a güveni hayatımızın temeline koymak, Kur’an’ın rehberliğiyle yaşamak ve modern hayatın tuzaklarına karşı bilinçli olmak. Çünkü tarihin öğrettiği gibi, bütün sahte ilahlar çöker ama Allah’a sığınan asla kaybetmez.
Son söz olarak, şunu hatırlayalım: “Allah ile birlikte başka bir ilah edinme. Sonra kınanmış ve yalnız bırakılmış olursun.” (İsrâ 22). Gerçek huzur, gerçek koruma ve gerçek dostluk yalnızca Allah’tadır.
Selam ve esenlik seninle olsun.
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.