
Yüce Allah, bazı ayetlerinde ölü eti, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar, boğulmuş, vurulmuş ya da yüksek bir yerden düşerek ölenler, boynuzlanmış hayvanlar ve yırtıcı bir hayvan tarafından yenmiş olanları (henüz canlıyken kesilenler hariç) haram kıldığını bildirmiştir. Ayrıca, dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet aramak da bu haramlar arasındadır. Ancak, şiddetli bir açlıkla karşılaştığımızda, bu haramların geçici olarak kaldırılacağını ve o an için yetecek kadar yemeye izin verileceğini unutmamalıyız. Süs eşyası takmakta bir sakınca yoktur. İhramsız olduğumuz durumlarda deniz mahsullerini avlayabilir ve tüketebiliriz. Bununla birlikte, helal olan yiyeceklerin hem maddi hem de manevi açıdan temiz olmasına dikkat etmeliyiz.
Bunların dışında kabaca her şey helaldir. “Kabaca” ifadesinin önemini vurgulamak istiyorum. Bu bağlamda, “O zaman keyif verici içkiler de helal mi?” gibi sorular gündeme gelmemelidir. Dinin yasakladığı işler ve davranışlar haram olarak tanımlanır. Örneğin, denizden çıkardığınız her şeyi mideniz alıyorsa ve size göre temizse, bunu tüketme hakkına sahipsinizdir. Ancak bazı mezhepler, zargana balığını yemeyi kabul etmez. Bunun sebebi, zargana balığının yılandan benzerlik göstermesidir. Oysa yılanın haram olduğuna dair herhangi bir ayet bulunmamaktadır. İşte bu yüzden, bu tür yasakların nasıl dayandırıldığını sorgulamak gerekir.
İlgili ayetler ve mezheplerin haramla ilgili çizelgelerini aşağıda ki linkte görebilirsiniz.
Selam ve dua ile…
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.