ALLAH’IN VAADİ VE İNSANIN SORUMLULUĞU – Özet
Kur’an, Allah’ın vaadinin kesinlikle gerçekleşeceğini bildirirken insanı dünya hayatının aldatıcılığına karşı uyarır. “Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın ve o çok aldatıcı sakın sizi Allah hakkında aldatmasın.” (Fâtır, 35/5) ayeti, insanın geçici olanla kalıcı olanı birbirinden ayırması gerektiğini ortaya koyar. Dünya hayatı bütünüyle kötü değildir; ancak insanın dünyayı amaç hâline getirmesi, sahip olduklarını kalıcı sanması ve Allah’ın bildirdiği gerçekleri ikinci plana atması büyük bir aldanıştır.
Allah’ın vaadine inanmak, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Tam tersine, insanın yaptığı her seçimin bir karşılığı olduğunu hatırlatır. Hiç kimse kendi sorumluluğunu başka bir insana devredemez. Aile, toplum, liderler, din adına konuşan kişiler veya gelenekler insanın Allah karşısındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. “İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” (Necm, 53/39) ayeti, kişinin kendi tercihlerinden sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyar.
Kur’an’ın dikkat çektiği önemli tehlikelerden biri de Allah ile aldatılmaktır. İnsanlara Allah’ın adı kullanılarak yanlış umutlar verilebilir, Allah’ın söylemediği sözler Allah’a mal edilebilir veya insan kendi yanlışlarını “Allah nasıl olsa affeder” diyerek meşrulaştırabilir. Oysa Allah’ın rahmetine güvenmek başka, bu rahmeti sorumluluktan kaçmanın bahanesi hâline getirmek başkadır. İnsan, Allah’ın kitabında bildirilen ölçülere göre düşünmeli, sorgulamalı ve hayatını buna göre düzenlemelidir.
Dünya hayatının geçici olması, insanın dünyadan elini çekmesi anlamına gelmez. Asıl mesele, dünyayı olması gereken yere koymaktır. Para, makam, güç, şöhret ve sahip olunan diğer nimetler insanın amacı değil, hayatın araçlarıdır. İnsan bunlara sahip olabilir; fakat bunların kendisini yönetmesine izin vermemelidir. Çünkü insanın gerçek güvence olarak sarılması gereken şey geçici dünya değil, Allah’ın değişmeyen vaadidir.
Sonuç olarak Kur’an’ın mesajı açıktır: Allah’ın vaadi gerçektir ve insan yaptığı tercihlerden sorumludur. Dünya hayatının geçici görüntüsü insanı aldatmamalı, Allah’ın adı kullanılarak oluşturulan yanlış inanç ve beklentilere teslim olunmamalıdır. İnsan, neye inandığını ve hayatını hangi ölçülere göre yaşadığını sürekli sorgulamalı; Allah’ın kitabına yönelmeli, doğruyu yaşamaya ve hakka riayet etmeye gayret etmelidir. Çünkü sonunda insanın karşılaşacağı gerçek, insanların onun hakkında ne düşündüğü değil, kendi hayatında ne yaptığıdır.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com