Kardeşim, Kur’an-ı Kerim, biz Müslümanlar için hem dünyada hem de ahirette yol gösterici bir rehberdir. Ama bugün birçok insan bu rehberi göz ardı ediyor. Peki neden? Gel, Kur’an’ın verdiği mesajlar ve günlük yaşam örnekleriyle birlikte buna bakalım.
Kur’an, “Hüküm koyucu, yalnız Yüce Allah’tır.” (Yusuf 12:40) diyerek, hayatın her alanında karar verme yetkisinin yalnızca Allah’a ait olduğunu bildirir. Ama biz çoğu zaman, toplumun dayattığı kurallara veya başkalarının sözlerine göre hareket ediyoruz. Örneğin iş yerinde bir sorun yaşadığında, çözümü Kur’an’ın öğretilerinde aramak yerine, dedikoduya veya kulaktan duyma yöntemlere güvenmek yaygındır. Halbuki Rabbimiz, bize rehberini göndermiştir ve bu rehber günlük hayatımızı yönetmek için yeterlidir.
Kur’an, “Yüce Allah kelime sıkıntısı çekmez.” (Kehf 18:109) diyerek her zaman geçerli olduğunu belirtir. Ama insanlar bazen Kur’an’ı anlamakta zorlanıyor ve onun yerine başka kaynaklara yöneliyor. Örneğin, sinirli veya stresli bir durumda dua yerine, tesadüfi tavsiyeler veya internet bilgilerine güvenmek, Kur’an’ı terk etmenin bir örneğidir. Oysa ki Kur’an, “O’nda her şeyi açıklayıcı bir yol gösterici vardır.” (Nahl 16:89) diyerek her soruna çözüm sunar.
Kur’an, “O’nda her örnek mevcuttur.” (Zümer 39:23) diyerek, insan hayatının her alanına dair örnekler verir. Ama çoğu zaman insanlar, aile ilişkilerinde, iş hayatında veya toplumsal sorumluluklarında bu örnekleri dikkate almaz. Örneğin, çocuk yetiştirirken adalet ve sevgi ilkelerini Kur’an’dan öğrenmek yerine, toplumun dayattığı geleneklere göre davranmak sık rastlanan bir durumdur.
Kur’an, “Beyan/açıklama Allah’a aittir.” (Kıyame 75:19) diyerek otoritesini vurgular. Ama biz çoğu zaman kendi kafamızdaki yanlış bilgileri veya hurafeleri ön plana çıkarıyoruz. Örneğin, sosyal medya üzerinden dolaşan bilgiler veya dini uydurmalar, Kur’an’ın rehberliğini ikinci plana atıyor.
Ayrıca Kur’an, “Hiçbir eksik yoktur.” (En‘âm 6:38) diyerek mükemmelliğini ilan eder. Ama bizler bu mükemmelliği sorgulayıp, atalarımızdan veya toplumdan öğrendiklerimizi ön plana çıkarıyoruz. Bu yüzden Kur’an, günlük yaşamımızdan çıkıyor.
Yüce Allah, “Kur’an yeter!” (Ankebut 29:51) diyerek, Kur’an’ın her türlü soruna çözüm sunduğunu bildirir. Ama bizler bu yeterliliği sorguluyor ve başka kaynaklara yöneliyoruz. Mesela bir tartışmada Kur’an’ı rehber almak yerine popüler kanaatleri esas alıyoruz.
Kur’an-ı Kerim’de ayrıca, “Kur’an’dan başka bir hadise iman edilmez.” (Casiye 45:6) buyurulmuştur. Bu, Kur’an’ın tek ve yegâne kaynak olduğunu vurgular. Ama günümüzde birçok insan hadis ve rivayetleri Kur’an’ın önüne koyuyor.
Ve son olarak, “Sadece Kur’an ile hesaba çekileceğiz.” (Zuhruf 43:44) ayeti, ahiretteki sorumluluğumuzu hatırlatır. Ama biz günlük yaşamda Kur’an’ı görmezden geliyoruz; iş yerinde haksız kazanç, komşuya karşı vurdumduymazlık, aileye karşı sorumsuzluk gibi durumlarda Kur’an’ı rehber edinmiyoruz.
Peki Kur’an’a dönmek için ne yapabiliriz? İşte birkaç somut adım:
- Günlük Hayatına Küçük Kur’an Pratikleri Ekle: Sabah kalkınca 3-5 ayet oku ve gününe bu ayetlerle başla. İşe, okula veya ev işlerine bu öğütlerle yön ver.
- Kararlarını Kur’an’a Göre Al: İş ve aile hayatında karar verirken, Kur’an’daki adalet, doğruluk ve merhamet ilkelerini esas al.
- Sosyal Medya ve Kulaktan Duyma Bilgilerine Karşı Dikkatli Ol: Hurafe ve yanlış bilgiler yerine Kur’an’dan rehberlik al.
- Namaz ve Zikirle Gününü Besle: Namaz ve zikir, göğe yükselmek değil, ruhunu ve aklını Allah’a yaklaştırır. Bu, günlük yaşamın stresini yönetmek için en güvenli yoldur.
- Kur’an’dan Örnek Alarak Aile ve Toplum İlişkilerini Yönlendir: Çocuklara adaletle davran, komşulara yardım et, iş arkadaşlarına dürüst ol. Kur’an, yaşamın her alanında rehberdir.
Unutma kardeşim, Kur’an’ı terk etmek sadece geçmişle değil, ahiretle de ilgilidir. Elçimizin şikayeti bunu bize gösteriyor: “Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı yalnız bıraktı.” (Furkan 25:30)
Kardeşim, Kur’an’ı hayatına geri getir ve onun öğretilerini günlük yaşamına uygula. İşte o zaman gerçek huzuru ve rehberliği bulursun.
Selam ve esenlik seninle olsun.
;aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.