İnsan, çoğu zaman bir düşüncenin doğruluğunu, onu kaç kişinin benimsediğine bakarak değerlendirir. Herkesin inandığını doğru, toplumun benimsediğini tartışılmaz kabul eder. Oysa Kur’an, çoğunluğun her zaman hakikati temsil etmediği konusunda insanı uyarır:
“Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve yalnızca tahminde bulunurlar.” (En‘âm 6:116)
Bu ayet, çoğunluğun her durumda yanlış olduğunu değil, bir düşüncenin yaygın olmasının onun doğruluğunu kanıtlamadığını ortaya koyar. İnsanların sayısı, bir inancın doğruluğunu belirleyen ölçü değildir. Önemli olan, o inancın hangi bilgiye dayandığı ve Allah’ın vahyiyle örtüşüp örtüşmediğidir.
Çoğunluğa uyma eğilimi, özellikle geleneksel inançlarda kendisini gösterir. İnsanlar çoğu zaman bir düşünceyi sorgulamak yerine, atalarından böyle gördüklerini söyleyerek savunurlar. Kur’an bu yaklaşımı şöyle eleştirir:
“Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun’ denildiğinde, ‘Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler. Ya ataları akıllarını kullanmayan ve doğru yolu bulamayan kimseler idiyse?” (Bakara 2:170)
Geçmişten gelen bir düşüncenin doğru olması mümkündür; ancak yalnızca gelenek hâline geldiği için doğru kabul edilmesi yanlıştır. İnsan, kendisine öğretilenleri de sorgulamalı, inancını taklide değil, bilinçli bir değerlendirmeye dayandırmalıdır.
Burada mesele, sırf çoğunluğa karşı çıkmak veya azınlıkta kalmayı haklılığın kanıtı saymak değildir. Çoğunluk da azınlık da yanılabilir. Kur’an’ın istediği, insanın başkalarının düşüncelerini körü körüne benimsememesi, kendi aklını kullanması ve doğruyu araştırmasıdır.
İnsan, “Herkes böyle inanıyor” diyerek kendi sorumluluğundan kurtulamaz. Başkalarının tercihleri, kişinin inancını ve davranışlarını otomatik olarak haklı çıkarmaz. Her insan, benimsediği düşüncenin dayanağını sorgulamakla sorumludur.
Sonuç olarak, hakikat sayılarla ölçülmez. Bir düşüncenin çok sayıda insan tarafından kabul edilmesi onu doğru yapmadığı gibi, az sayıda insan tarafından savunulması da kendiliğinden doğru kılmaz. Esas olan, insanların neye inandığı değil, inanılan şeyin neye dayandığıdır.
Bu nedenle insan, çoğunluğun kabullerini de kendi düşüncelerini de sorgulayabilmeli; gelenekleri vahyin önüne geçirmemelidir. Çünkü hakikati aramak, kalabalıkların peşinden gitmek değil, gerektiğinde kalabalıklardan ayrılarak doğru olanı savunabilmektir.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.