9 Temmuz 2026

 HADİSLER NE KADAR SAĞLIKLI? – Özet

ile aydinorhon

Bu bölümde ele alınan temel mesele, hadislerin varlığı değil; dinin ölçüsünün ne olduğudur. Hadis kitaplarının Nebi Muhammed’in vefatından yaklaşık iki asır sonra derlenmiş olması, bu rivayetlerin din adına mutlak ölçü kabul edilip edilemeyeceği sorusunu gündeme getirmektedir.

Kur’an ise Allah tarafından indirilmiş, korunacağı vaat edilmiş ve dinin tamamlandığını bildiren vahiydir. Bu sebeple bir müminin öncelikli başvuru kaynağı, Allah’ın Kitabı olmalıdır. Din adına söylenen her söz, ileri sürülen her hüküm ve benimsenen her anlayış önce Kur’an’ın ölçüsünde değerlendirilmelidir.

“Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim.”
(Maide, 5/3)

Din tamamlanmışsa, sonradan din adına ortaya konulan her ilave ve her hükmün Kur’an’a arz edilmesi gerekir. Çünkü Allah, din konusunda hüküm koyma yetkisinin yalnızca kendisine ait olduğunu bildirmektedir.

“Yoksa onların, Allah’ın izin vermediği şeyleri kendileri için din kılan ortakları mı vardır?”
(Şûrâ, 42/21)

Kur’an, mümini düşünmeye, araştırmaya ve vahyi ölçü edinmeye çağırır. İnanç, gelenekle değil; Allah’ın indirdiği delille sağlamlaşır. Bu nedenle her mümin, din adına benimsediği bilgileri Kur’an’ın ışığında yeniden değerlendirebilmelidir.

“De ki: Allah göklerde ve yerde olanları bilirken siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz?”
(Hucurât, 49/16)

Sonuç olarak, İslam’ın temel kaynağı Allah’ın vahyidir. Rivayetler tarihî bilgi olarak değerlendirilebilir; ancak dinin ölçüsü ve nihai otoritesi, Allah’ın eksiksiz indirdiği Kur’an’dır. Mümini doğruya ulaştıracak olan da, hesap günü kendisine delil olacak olan da Allah’ın Kitabı’dır.

Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com