Yüce Allah’ın tek dini olan İslam, yaklaşık 1400 yıl önce Nebi Muhammed’in elçiliğiyle güncellenmiştir (3:19). Bu dönem, insanlığa doğru yolu göstermeyi amaçlayan bir dönüşüm sürecini simgeler. İslam bir din, aynı zamanda bireyin hayatına rehberlik eden bir yaşam tarzıdır. Biz Müslüman’lar, Kur’an-ı Kerim’in yanı sıra İncil, Tevrat ve Zebur’un Allah tarafından insanlara, onları tevhide çağıran kutsal kitaplar olduğuna inanırız.
İslam inancında, Kur’an dışındaki kutsal kitapların, İslam’ın özünü yansıtan ilkelerle insanlara ulaştırıldığı kabul edilir. Tevrat, Musa’ya verilen yasa ve yaşam kurallarını içerirken; İncil, İsa’nın hayatını ve mesajını taşır. Zebur ise Davut Nebi’ye verilen ilahi bir kitaptır. Ancak, biz bu üç kitabın zamanla tahrif edildiğine inanırız. Tahrif, bu kutsal metinlerin içeriğinde yapılan değişiklikler, eklemeler ya da çıkarılmalar şeklinde ortaya çıkar.
Buna karşın, Yüce Allah, son kutsal kitabı olan Kur’an’ı kıyamete kadar koruyacağına dair bir vaat vermiştir. Kur’an, hem mesajı hem de metni açısından korunmuştur. Bu koruma, İslam’ın tarihsel ve evrensel, zamanlar üstü bir din olduğu inancını pekiştirmektedir. Biz, Kur’an’ı kutsal kitap ve yaşam rehberi olarak değerlendiririz.
İslam, tevhid (birlik) inancı üzerine inşa edilmiştir. Tevhid, yalnız Allah’a inanmayı ve inancın yaşantıda da tezahür etmesi gerektiğini ifade eder. Kur’an, Müslümanlara bu inancı derinlemesine anlamalarına yardımcı olan öğretiler sunar. Temel ilkeleri arasında adalet, merhamet, yardımlaşma ve insan hakları gibi kavramlar bulunmaktadır. Bu, sadece bir ibadet ve sosyal ilişkilerde nasıl bir tutum sergilenmesi gerektiğine dair bir rehberlik sunar.
İslam, Allah’ın son dini olarak kabul edilir ve insanlığın doğru yolda ilerlemesi için gerekli olan bilgileri içerir. Kur’an, tüm insanlara hitap eden bir öğreti kaynağı olarak, İslam’ın değerlerini ve ilkelerini barındırır. Müslümanlar, kutsal kitapların belli bir amaca hizmet ettiğine inanırken, Kur’an’ın kıyamete kadar korunması, bu dinin güvenilirliğini ve geçerliliğini pekiştirmektedir. Bu nedenle, İslam’ın temel prensipleri ışığında yaşamayı amaçlayan bireyler, Kur’an’ı rehber edinmelidirler.
Selam ve dua ile…
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.