KADINLAR HAKKINDA NEBİ MUHAMMED’E ATFEDİLEN – Özet
Buhari’de yer alan bir rivayette kadınların akıllarının ve dinlerinin eksik olduğu ileri sürülür. Bu iddia açıklanırken, iki kadının tanıklığının bir erkeğin tanıklığına denk tutulması örnek gösterilir. (Buhari, Hayız, 6; hadis no. 304) Ancak burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Kur’an’da belirli bir işlem için düzenlenen tanıklık hükmünden hareketle, bütün kadınların aklının bütün erkeklerden eksik olduğu sonucuna varılabilir mi?
Bakara suresinin 282. ayetinde, vadeli borçların yazılması ve bu borca tanıklık edilmesi anlatılır. Ayette, iki erkek tanık bulunamadığında bir erkekle iki kadının tanıklığına başvurulmasından söz edilir. Gerekçe olarak da kadınlardan biri yanılır veya unutursa diğerinin ona hatırlatması gösterilir. (Bakara, 2/282)
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ayetin vadeli borç işlemlerini düzenleyen belirli bir bağlamda bulunmasıdır. Ayet, bütün kadınların her konuda akıl bakımından erkeklerden geri olduğunu söylemez. Belirli bir işlem için getirilen tanıklık düzenlemesini, kadınların genel zihinsel kapasitesi hakkında verilmiş bir hükme dönüştürmek, ayetin söylediğinin ötesine geçmek değil midir?
Bir insanın bir konuda yanılması veya unutması, yalnızca kadınlara özgü bir durum değildir. Erkekler de yanılabilir, unutabilir ve yanlış tanıklık yapabilir. Dolayısıyla bir borç işlemi için belirlenen tanıklık usulünden, kadınların doğuştan akıl eksikliği taşıdığı sonucunu çıkarmak ayrı bir iddiadır ve bu iddia söz konusu ayette açıkça yer almamaktadır.
Üstelik tanıklık konusu Kur’an’da tek bir kalıpla bütün alanlara uygulanmış değildir. Bakara 2/282’deki düzenlemeyi, bütün davalarda ve hayatın her alanında kadınların tanıklığının mutlaka yarım değerinde olduğu şeklinde genellemek için ayrıca gerekçe gerekir. Bir ayetin belirli bağlamdaki hükmüyle, kadınların aklı hakkında genel bir yargıyı birbirine karıştırmamalıyız.
Kur’an, Allah katındaki üstünlüğün cinsiyete değil takvaya bağlı olduğunu bildirir. (Hucurât, 49/13) Bu nedenle kadınların aklının eksik olduğu iddiası, yalnızca bir rivayette yer aldığı için tartışmasız kabul edilmemelidir. Bakara 2/282’nin ne söylediğiyle, bu ayetten hareketle kadınlar hakkında hangi sonuçların çıkarıldığı birbirinden ayrılmalıdır.
Asıl mesele, bir kadının veya erkeğin tanıklığını peşinen üstün ya da eksik saymak değil, tanıklığın hangi konuda, hangi koşullarda ve hangi gerekçeyle düzenlendiğini doğru anlamaktır. Belirli bir borç işlemine ilişkin tanıklık hükmü, bütün kadınların aklının bütün erkeklerden eksik olduğunun kanıtı olarak sunulamaz. Din adına böyle genel bir yargıya varılıyorsa, bunun Kur’an’da açıkça nerede bildirildiği gösterilmelidir.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com