KISAS: ADALETİN ÖLÇÜSÜ, İNTİKAMIN DEĞİL – Özet
Kur’an, insan hayatını dokunulmaz kabul eder ve haksız yere cana kıymayı açıkça yasaklar. Ancak bir insan haksız yere öldürüldüğünde, meseleyi yalnızca devlet ile suçlu arasındaki bir hukuk sorununa indirgemez. İsrâ 17/33’te öldürülen kişinin velisine bir yetki verildiği bildirilir ve hemen ardından bu yetkinin sınırı çizilir: “O da öldürmede aşırı gitmesin.” Böylece hem mağdurun hakkı tanınır hem de kişisel intikamın önü kesilir.
Bakara 2/178’de kısas hükmü açıkça ortaya konur. Mâide 5/45’te ise “cana can” denilerek suç ile ceza arasında bir ölçü belirlenir. Buradan hareketle kısas, insanların kendi başlarına uygulayacağı bir intikam değil, Allah’ın koyduğu bir adalet ölçüsüdür. Haksız yere öldürülen kişinin velisinin kısas hakkı bulunduğu gibi, bu haktan vazgeçip affetme ve diyet yolunu tercih etmesi de mümkündür. Affetmek zorunluluk değil, sahip olunan bir haktan feragat ederek gösterilen bir erdem ve rahmet yoludur.
Kur’an’ın “Kısasta sizin için hayat vardır” (Bakara, 2/179) ifadesi ise kısasın yalnızca suçluya verilecek bir ceza olmadığını, toplumda insan hayatının değerini ve can güvenliğini koruyan bir ilke olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle kısasın amacı intikam almak değil, adaleti sağlamak ve hayatın dokunulmazlığını güçlü biçimde ortaya koymaktır.
Bugünkü hukuk düzeninde ise öldürülen kişinin yakını kısas hakkını doğrudan kullanamamakta, cezayı devletin yasaları belirlemektedir. Kur’an’ın kısas hükmü açısından bakıldığında, özellikle kasten ve haksız yere öldürme suçunda bu hükmün hukuk sistemindeki karşılığının ne olması gerektiği önemli bir tartışma olarak ortaya çıkar. Kur’an’ın ortaya koyduğu kısas, mağdur velisinin hakkı, bağışlama ve sınırı aşmama ilkeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuçta Kur’an’ın çizdiği çerçevede kısas adaletin, bağışlama ise rahmetin yoludur. Allah bir taraftan haksız yere öldürülenin hakkını tanımış, diğer taraftan bu hakkın aşırılığa dönüşmesini engellemiş ve affetme kapısını açık bırakmıştır. Böylece ceza kişisel öfkenin değil, Allah’ın belirlediği ölçünün konusu hâline gelmiştir.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.