NEDEN İYİLİK VARKEN KÖTÜLÜK DE VAR? – Özet
İnsanlık tarihinin en eski sorularından biri olan iyilik ve kötülüğün bir arada bulunması meselesi, insanın anlam arayışının merkezinde yer alır. Kur’an, hayatın rastgele değil, bilinçli bir imtihan olduğunu bildirir. Bu nedenle iyilik de kötülük de insanın tercihlerini ortaya çıkaran bir sınav ortamının parçalarıdır. Allah, “Hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.” (67/2) buyurarak hayatın amacını açıkça ortaya koymaktadır.
Hayatın bir deneme alanı olması, hem nimetlerin hem de zorlukların birer sınav vesilesi olduğu anlamına gelir. İnsan, hoşuna gidenlerle de hoşuna gitmeyenlerle de imtihan edilir. Kur’an, “Sizi hayırla da şerle de imtihan ederiz.” (21/35) buyurur. Ayrıca ilk bakışta kötü görünen bazı olayların gerçekte hayır taşıyabileceğini, hoşumuza giden bazı şeylerin ise bizim için kötü olabileceğini bildirir (2/216). Çünkü insan sınırlı bilgiye sahiptir; Allah ise her şeyi kuşatan ilme sahiptir.
Dünyadaki kötülüklerin, zulümlerin ve adaletsizliklerin büyük bölümü Allah’ın yarattığı düzenden değil, insanın kendi tercihleriyle ortaya çıkmaktadır. Kur’an bu gerçeği, “İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıktı.” (30/41) ve “Size isabet eden her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınız sebebiyledir.” (42/30) ayetleriyle açıklar. İnsan özgür iradesini yanlış kullandığında kötülük üretir; doğru kullandığında ise iyiliği çoğaltır.
Özgür iradenin olmadığı bir yerde gerçek anlamda iyilikten, ahlaki sorumluluktan ve hesap gününden söz edilemez. Gerçek iyilik, kötülük yapabilme imkânı varken Allah’ın rızasını gözeterek doğruyu seçmektir. Bu yüzden Kur’an, “Kim dilerse iman etsin, kim dilerse inkâr etsin.” (18/29) buyurarak insanın tercih hakkına dikkat çeker. Ardından da iyilikte yarışmayı teşvik eder (2/148).
Sonuç olarak kötülüğün varlığı, Allah’ın adaletsizliğini değil, imtihan düzeninin ve insanın özgür iradesinin bir sonucunu gösterir. İnsan, her gün iyiliği tercih etmek, kötülüğe karşı durmak ve yeryüzünde ıslah edici olmakla sorumludur. Çünkü Allah, “Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder; hayasızlığı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar.” (16/90)
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com