4 Mart 2026

 Gerçeği Gizleyip Saklayanlar

Kur’an’ın en ağır uyarılarından biri, gerçeği gizleyenlere yöneliktir. Bu uyarı yalnızca geçmiş ümmetlere değil, kıyamete kadar gelecek bütün insanlara yapılmış evrensel bir ikazdır. Rabb’imiz, hakikati bilip de onu örtmenin sıradan bir hata değil, bilinçli bir tercih olduğunu bildirir.

3 Mart 2026

Regl Hâli: Yaratılışın Ayeti mi, Yasakların Gölgesi mi?

Kadının ay hâli Kur’an’da tek kelimeyle tanımlanır: “eza” — yani rahatsızlık.

“Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: O bir ezadır…” (Bakara, 222)

Ayet yalnızca bir sınır koyar: Cinsel ilişkiye yaklaşmayın.
Namaz, oruç, tavaf yasağı zikredilmez.

3 Mart 2026

Regl Hâli: Yaratılışın Ayeti mi, Yasakların Gölgesi mi?

Bir kadının ay hâli…
Her ay düzenli olarak yaşanan, yaratılışın içine yerleştirilmiş bir ritim.
Kanayan bir yara değil, kirli bir hâl değil; hayatın devamı için konulmuş bir sistem.

Peki bu hâl, gerçekten bir yasaklar zinciri midir?
Kadın ay hâlindeyken namaz kılamaz mı, oruç tutamaz mı, Kâbe’yi tavaf edemez mi?
Bu durum erkeklerin cünüp olmasıyla eşdeğer midir?

3 Mart 2026

HADİSLERDEKİ ÇELİŞKİ…

Bir söz düşünün… Aynı konuda iki farklı hüküm veriyor. Biri “yap” diyor, diğeri “yapma.” İkisi de aynı kişiye nispet ediliyor. Peki bu durumda ne yapacağız?

İşte mesele burada başlıyor. Çünkü din, çelişki kaldırmaz. Allah’ın kitabı için Rabb’imiz şöyle der:

“Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından olsaydı, içinde birçok çelişki bulurlardı.” (Nisa, 82)

3 Mart 2026

CELALEDİN RUMİ’Yİ NE KADAR TANIYORUZ?

Bir insanı sevebiliriz. Şiirinden etkilenebiliriz. Sözlerinde derinlik bulabiliriz. Celaleddin Rumi de birçok insan için böyledir. Fakat mesele sevgi değil, ölçüdür.

Kur’an “Mevla” kavramını Allah’a nispet eder:

“Sen bizim Mevlamızsın.” (Bakara, 286)