21 Mayıs 2026

SECCADEYE TAKILMA: NAMAZIN ÖZÜ KALPTE VE SAMİMİYETTE – Özet

Birçoğumuz namaz kılarken seccadeye o kadar alışıyoruz ki, sanki ibadet onun üzerinde yapılmak zorundaymış gibi bir izlenim oluşabiliyor. Ama gerçek şu ki, Kur’an’da seccade diye bir zorunluluk yok. Namaz, kalbin Allah’a yönelmesi ve niyetle ölçülür. Temiz bir alan yeterlidir; ister halı olsun, ister seccade, ister evimizin herhangi bir köşesi.

21 Mayıs 2026

SECCADEYE TAKILMAK: NAMAZIN ÖZÜ KALPTE VE SAMİMİYETTE

Birçoğumuz namaz kılarken seccadeye o kadar alışıyoruz ki, sanki ibadet yalnızca onun üzerinde yapılmak zorundaymış gibi bir izlenim oluşabiliyor. Günlük hayatın koşturmacası içinde temiz bir halı, evimizin huzurlu bir köşesi ya da doğanın kalbinde bir toprak parçası namaz için gayet yeterliyken, zihnimizde seccadeyi ibadetin ayrılmaz bir şartı haline getirebiliyoruz. Oysa Kur’an-ı Kerim’i incelediğimizde seccadeye dair hiçbir zorunluluk görmüyoruz. Namaz; bedensel şekillerin ötesinde, kulun kalbiyle Allah’a yönelmesi ve samimi niyetiyle değer kazanan bir ibadettir.

20 Mayıs 2026

KUR’AN’IN KORUNMASI VE DİĞER KUTSAL KİTAPLARLA FARKI – Özet

İlahi Koruma ve Vaat

Kur’an-ı Kerim’in en ayırt edici özelliği, metninin ve mesajının muhafaza edilmesinin doğrudan Yüce Allah’ın garantisi altında olmasıdır. Diğer hiçbir ilahi kitaba verilmediği bildirilen bu korunma vaadi, son vahyin kıyamete kadar tahrif olmadan, orijinal haliyle insanlığa ulaşmasını sağlamıştır.

20 Mayıs 2026

KUR’AN’IN KORUNMASI VE DİĞER KUTSAL KİTAPLARLA FARKI

Kur’an’ın korunması sadece teorik bir kavram ya da teolojik bir iddia değildir; inanan her insanın hayatında somut karşılığı olan sarsılmaz bir gerçekliktir. Bizler bugün elindeki kitaba baktığında “Acaba bu söz gerçekten Allah’a mı ait, yoksa araya insan eli girdi mi?” şüphesini taşımayan şanslı bir ümmetiz. Çünkü bu kitabın muhafaza edilmesi, geçici bir topluluğun iradesine değil, bizzat alemlerin Rabb’inin iradesine bağlanmıştır.