İSLAM DİNİ VE DEĞİŞMEZ YASALARI
Din, insanların şekillendirdiği bir düşünce sistemi değildir.
Kur’an açıkça bildirir:
“Şüphesiz ki Allah katında din İslam’dır.” (Âl-i İmrân 3:19)
Din, insanların şekillendirdiği bir düşünce sistemi değildir.
Kur’an açıkça bildirir:
“Şüphesiz ki Allah katında din İslam’dır.” (Âl-i İmrân 3:19)
İnsan, tarih boyunca hep bir inanç arayışı içinde oldu. Yaratanını tanımak, hayatın anlamını kavramak ve doğru yolu bulmak istedi. Ancak bu arayış her zaman saf ve berrak kalmadı. Zamanla inanç, vahyin rehberliğinden uzaklaşıp insanın yorumlarıyla şekillendi. İşte Kur’an tam da bu noktada devreye girerek ölçüyü yeniden hatırlatır: Din, insanın inşa ettiği değil; Allah’ın bildirdiği bir hakikattir.
Son zamanlarda garip bir iddia dolaşıyor ortalıkta:
“Lâ ilâhe illallah” demek şirktir deniliyor.
İsimler önemli değil.
Söyleyen kim olursa olsun mesele sözün kime ait olduğu değil,
Kur’an’a uyup uymadığıdır.
Din adına bize ne öğretildi?
Yıllar boyunca kulaklarımıza fısıldanan cümleleri tek tek hatırlayalım:
“İki namaz arasındaki günahlar affolur.”
“Cuma’ya gittin mi bir haftalık günah silinir.”
“Kadir gecesinde ibadet et, tertemiz olursun.”
“Hacca git, günahsız dönersin.”
“Son nefeste kelime-i tevhidi getir, mesele biter.”
“Kur’an’a dönelim” çağrısı, son yıllarda sıkça duyduğumuz bir ifade. Kimileri bunu tehlikeli bulur, kimileri eksik anlar, kimileri de sadece slogandan ibaret sanır. Oysa Kur’an’a dönüş, ne yeni bir akım ne de geçmişle kavga etme çabasıdır. Bu, en başa, en temele, en sahih olana yönelmektir.
Bu bölüm, Ali İmran suresi 78. ayet üzerinden, Allah’ın kitabına ait olmayan sözlerin dinin parçasıymış gibi sunulmasının oluşturduğu tehlikeyi ele alır. Kur’an’da, bazı kişilerin dili eğip bükerek Allah’tan gelmeyen sözleri Allah’ın sözü gibi göstermeye çalıştıkları açıkça uyarılır. Bu durum sadece geçmişle sınırlı değildir; bugün de Kur’an dışı rivayetler, etkileyici üslup ve dinî söylemlerle vahiy gibi aktarılabilmektedir.