Çoğaltma yarışı sizi oyaladı! Sonunda mezarlıkları (bile) ziyaret ettiniz. Hayır! İleride bileceksiniz! Sonra, ileride elbette bileceksiniz! Hayır! Şüphesiz ki kesin bir bilgiyle bilseydiniz, ateşi (önceden) elbette görürdünüz. Sonra onu (ahirette) bizzat göreceksiniz. Sonra o gün, (dünyada size verilen) nimetlerden elbette sorulacaksınız.
Çokluk tutkusu sizi helak etti; biriktirme hırsı, çoğaltma belası sizi perişan etti. Hatta kabirlerinizi çokluğu bile size övünç kaynağı oldu. Ölülerinizi siz dirilerinizi saydığınız gibi saydınız; ama aklı saymadınız. Bedenleri saydınız, bedenlerin içinde canı saymadığımız.
Yaşadığınız yere saldırdınız, öldürdünüz, mahvettiniz; ağacı kestiniz, hayvanları vurdunuz, insanları saydınız. Ölüleri saydığınızda, saydığınızda kafaların içindeki akılları saymadınız. Elbette bir gün gelecek, bileceksiniz yaptıklarımızın sonucunun neye mal olduğunu. Ey insan, ey insan oğlu, bir duralım, düşünelim! Ya bir afet olursa demiyorsun. Mal, servet biriktirme, şöhret, iktidar biriktirmeyi çok seviyorsunuz. Senelerce biriktirdiğiniz şey saniyede de gidebilir. Depremde gitmedi mi?
Bilmiyorsun ki… Cehennemin ateşini buradan nasıl tutuşturduğunu… Ahirette falan değil, topu taca atmayın; geçin bunları, burada, burada cehennemi tutuşturuyorsunuz. Burada yanıyorsunuz, burada yakıyorsunuz odununuzu. Hadi diyelim ki burada görmediniz ama kesin bir gün gelecek, orada gözlerinizle göreceksiniz.
Ahiret sadece ölüm sonrası değildir; Kur’an’da ayetinde olduğu gibi, yarın bugünün ahiridir. Akşam sabahın, sabah akşamın ahiridir. Aldığınız nefes ile verdiğiniz nefes arasındaki fark, dünya ve ahiret arasındaki farktır. Vücudunuzda her an yüz binlerce hücre yeniden var oluyor; genleriniz kendisini kopyalıyor. Saniyede yüz binlerce kopya çekiyor; bunların birçoğu gen çöplüğüne gidiyor, bazıları kalıyor. Yani dünya ve ahiret, ölüm ve dirim devam ediyor.
Her can ölümü tadacaktır değil; her can ölümü tadıcıdır. Tatmaktadır. Yani her an ölümü takmak, her canın işidir. Ama insan yine de akıllanmaz. Yine de biriktiriyorsun ve çok da bayılıyorsun. Ne yapacağım bunları altında kalırsam demiyorsun.
İyilik, güzellik başka bir şey gerek yok; iyilik iyidir, kötülük kötülüktür. Kötülük yapma, hakka girme; hakkınız olmayana el uzatma. Ama her şeyden önce, ama her şeyden öte, içeri geriye kalan salih amellerdir.
KISA KISA
Tekasür Suresi
Çoğaltma yarışı sizi oyaladı! Sonunda mezarlıkları (bile) ziyaret ettiniz. Hayır! İleride bileceksiniz! Sonra, ileride elbette bileceksiniz! Hayır! Şüphesiz ki kesin bir bilgiyle bilseydiniz, ateşi (önceden) elbette görürdünüz. Sonra onu (ahirette) bizzat göreceksiniz. O gün, (dünyada size verilen) nimetlerden elbette sorulacaksınız.
Çokluk tutkusu sizi helak etti; biriktirme hırsı, çoğaltma belası sizi perişan etti. Hatta kabirlerinizi çoklukla övünç kaynağı haline getirdiniz. Ölülerinizi, dirilerinizi saydığınız gibi saydınız; ama aklı saymadınız. Bedenleri saydınız, bedenlerin içinde canı saymadınız.
Yaşadığınız yere saldırdınız, öldürdünüz, mahvettiniz; ağacı kestiniz, hayvanları vurdunuz, insanları saydınız. Ölüleri saydığınızda, kafaların içindeki akılları saymadınız. Elbette bir gün gelecek, bileceksiniz yaptıklarımızın sonucunun neye mal olduğunu. Ey insan, ey insan oğlu, bir duralım, düşünelim! Ya bir afet olursa demiyorsun. Mal, servet biriktirme, şöhret, iktidar biriktirmeyi çok seviyorsunuz. Senelerce biriktirdiğiniz şey saniyede de gidebilir. Depremde gitmedi mi?
Bilmiyorsun ki… Cehennemin ateşini buradan nasıl tutuşturduğunu… Ahirette falan değil, geçin bunları, burada, burada cehennemi tutuşturuyorsunuz. Burada yakıyorsunuz odununuzu. Hadi diyelim ki burada görmediniz ama kesin bir gün gelecek, orada gözlerinizle göreceksiniz.
Ahiret sadece ölüm sonrası değildir; Kur’an’da ayetinde olduğu gibi, yarın bugünün ahiridir. Akşam sabahın, sabah akşamın ahiridir. Aldığınız nefes ile verdiğiniz nefes arasındaki fark, dünya ve ahiret arasındaki farktır. Vücudunuzda her an yüz binlerce hücre yeniden var oluyor; genleriniz kendisini kopyalıyor. Saniyede yüz binlerce kopya çekiyor; bunların birçoğu gen çöplüğüne gidiyor, bazıları kalıyor. Yani dünya ve ahiret, ölüm ve dirim devam ediyor.
Her can ölümü tadacaktırdan daha ziyade “her can ölümü tadıcıdır.” Tatmaktadır. Yani her an ölümü takmak, her canın işidir. Ama insan yine de akıllanmaz. Yine de biriktiriyorsun ve çok da bayılıyorsun. Ne yapacağım bunları altında kalırsam demiyorsun.
İyilik, güzellik başka bir şey gerek yok; iyilik iyidir, kötülük kötülüktür. Kötülük yapma, hakka girme; hakkınız olmayana el uzatma. Ama her şeyden önce, ama her şeyden öte, içeri geriye kalan salih amellerdir.
Selam ve Dua ile…
aydinorhon.com
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.