UZUV KESMEK Mİ, SUÇ MEKANİZMASINI ENGELLEMEK Mİ? – Özet
1) Kur’an’da “el” (yed) kelimesi her zaman fiziksel organ anlamında kullanılmaz. Güç, yetki ve otorite anlamlarında da kullanılır. Örneğin, “Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.” (Fetih 48:10) ayetinde “el” kelimesi fiziksel organ anlamında değil, kudret ve otorite anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle Maide 5:38’deki “el” ifadesinin de mecazî anlam taşıyabileceği savunulmaktadır.
2) Ayette geçen “kesmek” (kat’a) fiili Kur’an’da her zaman fiziksel kesme anlamında kullanılmaz. İlişkiyi kesmek, bağı koparmak veya bir şeyi engellemek anlamlarında da kullanılır. Örneğin, “Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler.” (Bakara 2:27) ayetinde fiziksel bir kesme değil, ilişkiyi ve bağı koparma anlamı vardır. Bu nedenle Maide 5:38’deki “kesmek” ifadesinin de mecazî anlam taşıyabileceği savunulmaktadır.
3) Hırsızlık cezasından hemen sonra tevbe ve ıslah vurgusu yapılmaktadır (Maide 5:39). Bu nedenle bazı araştırmacılar cezanın kalıcı sakat bırakma değil, kişiyi düzeltmeye yönelik bir yaptırım olduğunu düşünmektedir.
4) Kur’an’ın genel yaklaşımı adalet, merhamet ve ıslah üzerinedir. Bu sebeple bazı yorumcular organ kesme cezasının Kur’an’ın genel ilkeleriyle uyumlu olmadığını savunmaktadır.
5) Yusuf 12:31’de kadınların “ellerini kestikleri” ifade edilir. Ancak burada ellerin koparılması değil, yaralanması kastedilmektedir. Bu örnek, “kesmek” fiilinin bağlama göre farklı anlamlar taşıyabildiğini göstermektedir.
6) Maide 5:38’de cezanın nasıl uygulanacağına dair ayrıntılar verilmemektedir. Nereden kesileceği, ne kadar kesileceği ve hangi şartlarda uygulanacağı ayette açıklanmaz. Bu ayrıntılar daha sonra fıkıh kaynaklarında ele alınmıştır. Ve bu ayrıntılar yoruma dayanmaktadır.
7) Kur’an’da suç ile ceza arasında denklik ilkesi vurgulanmaktadır. “Bir kötülüğün cezası, onun dengi olan bir kötülüktür.” (Şûrâ 42:40) ayetinde cezanın işlenen suçla orantılı olması gerektiği ifade edilir. Bu nedenle bazı araştırmacılar, maddi bir suç olan hırsızlığın karşılığında kişinin ömür boyu sakat bırakılmasının denklik ilkesine uygun olmayabileceğini, ayetteki cezanın hırsızlık yapma imkânını ortadan kaldırmaya yönelik bir yaptırım olarak anlaşılabileceğini savunmaktadır.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati duyanların üzerine olsun.
aydinorhon.com