ZEKÂT FARZ, SADAKA SÜNNET Mİ? – ÖZET
“Zekât farzdır, sadaka sünnettir” şeklindeki ifade, Kur’an’ın yaptığı bir sınıflandırma değildir. Kur’an; dinî hükümleri farz, vacip ve sünnet şeklinde derecelendirmez. Ölçü, Allah’ın neyi emrettiği ve insanlardan ne istediğidir.
Kur’an’da zekât açıkça emredilir:
“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin…”
(Bakara, 2/43)
Bu nedenle Kur’an’a göre zekât, Allah’ın emridir. Geleneksel terminolojide buna “farz” denilebilir; ancak Kur’an merkezli ifadeyle “Allah’ın emrettiği bir sorumluluk” demek daha isabetlidir.
Sadaka ise Kur’an’da yalnızca isteğe bağlı küçük yardımlar anlamında kullanılmaz. İhtiyaç sahiplerinin gözetilmesiyle ilgili geniş bir kavramdır:
“Sadakalar; yoksullar, düşkünler, onun üzerinde çalışanlar, borçlular ve yolda kalmışlar içindir…”
(Tevbe, 9/60)
Bu nedenle “sadaka sünnettir” demek Kur’an’ın kullandığı bir hüküm değildir. Sadakanın gönüllü olarak verilmesi mümkündür; fakat Kur’an’daki sadaka kavramını sadece “isteğe bağlı yardım” şeklinde sınırlandırmak doğru değildir.
Kur’an’ın mali paylaşma anlayışında infak da önemli bir yere sahiptir. İnsan, Rabb’inin kendisine verdiği imkânlardan ihtiyaç sahiplerini gözetmelidir:
“Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: İhtiyacınızdan arta kalanı…”
(Bakara, 2/219)
Sonuç olarak Kur’an’a göre zekât Allah’ın emridir; sadaka, ihtiyaç sahiplerine yönelik paylaşma ve yardım anlayışının önemli bir ifadesidir; infak ise Allah’ın verdiği imkânlardan harcamaktır. Bunları “farz–sünnet” kalıplarına sıkıştırmak yerine, Kur’an’ın ortaya koyduğu sorumluluk ve hakkaniyet anlayışı içinde değerlendirmek gerekir.
Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.
Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.
Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com