Ay: Eylül 2026

3 Eylül 2026

VAHİY İLE BAĞIN KOPMASI: ASIL FELAKET – Özet

Kur’an’da anlatılan helâk kıssaları yalnızca geçmişte yaşamış toplumların başına gelen felaketleri anlatmaz; insanlığın değişmeyen bir gerçeğine dikkat çeker. Toplumlar bir anda çökmez. Asıl çöküş, önce düşüncede ve değerlerde başlar. İnsanlar doğru ile yanlışı ayıran ölçüyü kaybettikçe adalet zedelenir, zulüm normalleşir, güçlü olan haklı kabul edilir ve insanların arzuları Allah’ın ölçülerinin önüne geçer. Tufan, deprem, kasırga ve benzeri fiziksel felaketler ise çoğu zaman bu içten başlayan […]

3 Eylül 2026

VAHİY İLE BAĞIN KOPMASI: ASIL FELAKET

Kur’an’da anlatılan helâk kıssalarına dikkatle bakıldığında, karşımıza yalnızca geçmişte yaşamış toplumların başına gelen olaylar çıkmaz. Bu kıssalar, insanlığın değişmeyen bir gerçeğini gözler önüne serer. Toplumlar bir anda çökmez, ahlaki bozulma bir gecede ortaya çıkmaz. Bir toplumun helâke sürüklenmesi de sebepsiz ve ani bir felaketle başlamaz. Önce düşünce ve değer dünyasında bir bozulma meydana gelir, doğru ile yanlış arasındaki sınırlar kaybolmaya başlar. Ardından adalet zedelenir, güçlü olanın sözü hakikatin önüne geçer ve zulüm hayatın sıradan bir parçası hâline gelir. Sonunda ise toplum, kendi elleriyle hazırladığı çöküşle yüzleşir. Bu nedenle Kur’an’da anlatılan tufan, deprem, kasırga veya korkunç ses gibi olaylar asıl sebep değildir. Bunlar, uzun zamandır içten içe çürümüş bir yapının son sahnesidir. Asıl çöküş, vahyin rehberliğinin terk edilmesiyle başlar.

2 Eylül 2026

AYET NEDİR? – Özet

“Ayet nedir?” diye sorulduğunda genellikle “Kur’an’daki cümlelerdir” cevabı verilir. Bu cevap yanlış değildir ancak eksiktir. Çünkü Kur’an’da ayet kelimesi yalnızca vahiy cümleleri için kullanılmaz. Ayet; Allah’ın varlığına, kudretine, bilgisine ve yaratmasına işaret eden delil, işaret ve gösterge anlamında çok daha geniş bir kullanım alanına sahiptir.

2 Eylül 2026

AYET NEDİR?

Bir insana “Ayet nedir?” diye sorsanız, büyük ihtimalle şu cevabı alırsınız: “Kur’an’daki cümlelerdir.” Bu cevap yanlış değildir fakat eksiktir. Daha önemlisi, ayet kavramını sadece Kur’an’ın içindeki numaralandırılmış cümlelere indirgemek, Kur’an’ın bu kelimeye yüklediği geniş anlamı daraltmakta ve bazı ayetlerin yanlış anlaşılmasına sebep olmaktadır.

Kur’an’da ayet kelimesi sadece vahiy cümleleri için kullanılmaz. Allah’ın varlığını, kudretini, ilmini ve yaratmasını gösteren olaylar, varlıklar, deliller ve olağanüstü işaretler de ayet olarak ifade edilir. Ayet; işaret, belirti, delil ve insanı kendisinden daha büyük bir hakikate götüren gösterge anlamına gelir. Bu nedenle Kur’an’da “ayet” kelimesini gördüğümüz her yerde otomatik olarak “Kur’an’daki bir cümle” anlamını vermek doğru değildir. Kelimenin geçtiği bağlama bakmak gerekir.