5 Ekim 2026

ZAMANIN İÇİNDE KISA BİR HAYAT VE EBEDİYET – Özet

ile aydinorhon

İnsan zamanı kendi yaşadığı hayat üzerinden ölçer. Oysa Kur’an, insanın zaman ölçüsünün mutlak olmadığını gösterir. Hac 22/47 ayetinde Rabb’imizin katındaki bir günün insanların saydığı bin yıl gibi olduğu bildirilirken, Meâric 70/4 ayetinde elli bin yıllık bir günden söz edilir. Buradaki amaç, Allah’ın zamanını dünya yıllarına çevirmek değil, insanın kendi zaman ölçüsünü mutlak kabul etmemesi gerektiğini göstermektir.

İnsan dünyada birkaç on yıllık ömrü uzun görebilir. Ancak hayat sona erdiğinde bu uzun dönemler çok kısa algılanabilir. Kur’an, insanların yeniden diriltildiklerinde dünyada “bir gün veya günün bir kısmı kadar” kaldıklarını söyleyeceklerini bildirir. (Mü’minûn, 23/113) Dünya hayatının kısa olması onu değersizleştirmez; tam tersine, sınırlı olması onu daha anlamlı hâle getirir. Çünkü insanın elindeki zaman, tercihlerinin ortaya çıktığı sınırlı bir imkândır.

Buna rağmen insan çoğu zaman birkaç on yıllık hayatını sonsuzmuş gibi yaşayabilir. Mal, makam, şöhret, üstünlük, öfke ve kırgınlıklar için yıllar tüketilebilir. Oysa geçen zaman geri getirilemez. Bu nedenle asıl mesele ne kadar yaşayacağımızdan çok, bize verilen zamanı ne için kullandığımızdır. Kıyâmet 75/36 insanın başıboş bırakılmadığını hatırlatır.

Ebediyet söz konusu olduğunda ise Allah ile insanın aynı anlamda değerlendirilmemesi gerekir. Kur’an, Rahmân 55/26-27 ayetlerinde yeryüzündeki her şeyin fânî olduğunu, Rabb’imizin zâtının ise bâki kaldığını bildirir. İnsan yaratılmıştır; Allah gibi ezelî ve kendiliğinden var olan bir varlık değildir. Ahiret hayatının sürekliliği de Allah’ın bildirdiği bir hayatın devamıdır; insanın Allah gibi mutlak ve kendinden kaynaklanan bir ebediyete sahip olması anlamına gelmez.

Dünya hayatının geçici olması, insanın çalışmasını, üretmesini, ailesini korumasını veya ihtiyaçlarını karşılamasını anlamsızlaştırmaz. Sorun geçici olanı kalıcı, araç olanı amaç hâline getirmektir. Para ve mal yeniden kazanılabilir; fakat geçen zaman geri getirilemez. Bu yüzden zaman, insanın kendisini ve tercihlerini ortaya koyduğu en değerli imkânlardan biridir.

Sonuçta Kur’an’ın zamanla ilgili ifadeleri bir takvim hesabından çok daha fazlasını düşündürür: Hayat kısa, zaman geri döndürülemez ve her geçen an ömürden eksilmektedir. İnsan, birkaç on yıllık hayatını sonsuzmuş gibi yaşamak yerine, kendisine verilen sınırlı zamanın hakkını vermeye yönelmelidir.

Aynı başlıktaki daha kapsamlı bilgiler için aşağıdaki web adresinde yer alan makaleyi inceleyebilirsiniz.

Gerçek olan Allah’ın lütfu, hata ise benim aczimdendir.

Selam ve esenlik, hakikati arayan ve yalnızca Allah’ın kitabını kendisine rehber edinenlerin üzerine olsun.
aydinorhon.com