Kategori: Kısa Kısa

5 Ekim 2026

ZAMANIN İÇİNDE KISA BİR HAYAT VE EBEDİYET – Özet

İnsan zamanı kendi yaşadığı hayat üzerinden ölçer. Oysa Kur’an, insanın zaman ölçüsünün mutlak olmadığını gösterir. Hac 22/47 ayetinde Rabb’imizin katındaki bir günün insanların saydığı bin yıl gibi olduğu bildirilirken, Meâric 70/4 ayetinde elli bin yıllık bir günden söz edilir. Buradaki amaç, Allah’ın zamanını dünya yıllarına çevirmek değil, insanın kendi zaman ölçüsünü mutlak kabul etmemesi gerektiğini göstermektir.

5 Ekim 2026

ZAMANIN İÇİNDE KISA BİR HAYAT VE EBEDİYET – Özet

İnsan zamanı kendi yaşadığı hayat üzerinden ölçer. Oysa Kur’an, insanın zaman ölçüsünün mutlak olmadığını gösterir. Hac 22/47 ayetinde Rabb’imizin katındaki bir günün insanların saydığı bin yıl gibi olduğu bildirilirken, Meâric 70/4 ayetinde elli bin yıllık bir günden söz edilir. Buradaki amaç, Allah’ın zamanını dünya yıllarına çevirmek değil, insanın kendi zaman ölçüsünü mutlak kabul etmemesi gerektiğini göstermektir.

4 Ekim 2026

SALA: VAHYİN EMRİ Mİ GELENEĞİN DİNİ Mİ? – Özet

Salâ ile salât aynı kavram değildir. Kur’an’da salât ve selâm kavramları yer alırken, bugün camilerde ve minarelerde okunan salânın belirli metni, zamanı ve biçimi Kur’an’da ortaya konmuş bir uygulama olarak karşımıza çıkmaz. Tarihsel süreç içinde oluşan bu gelenek, zamanla farklı biçimlerde okunmuş ve özellikle Osmanlı döneminde dinî hayatın yerleşik unsurlarından biri hâline gelmiştir. Bu nedenle salânın tarihî bir gelenek olarak ortaya çıkışı ile onun dinî açıdan bağlayıcı olup olmadığı birbirinden ayrılmalıdır.

4 Ekim 2026

ASHAB-I KEHF BARB-I MESELİNİN KUR’AN MERKEZLİ YORUMU – Özet

Bu metin, halk arasında yaygın olan Ashab-ı Kehf’in 309 yıl mağarada fiziksel olarak uyuduğu anlayışını reddeder. Kur’an’ın amacı mucizevi masallar anlatmak değil, insanın dünya hayatındaki imtihanını, iman–inkâr mücadelesini ve bedel ödemeyi öğretmektir. Ashab-ı Kehf kıssası da bu çerçevede değerlendirilmelidir.

1 Ekim 2026

ALLAH’A TESLİM OLMAK: HAYATIN GERÇEK ANLAMI VE SINAVI – Özet

Hayat, bir sınavdır ve bu sınavda Allah’a teslim olanlar, gerçek huzuru ve mutluluğu bulurlar. İnsanların büyük çoğunluğu, geçici dünyanın zevkleriyle oyalanırken, Allah’ı dost edinip Kur’an’ı rehber edinenler, şeytanın tuzaklarına düşmezler. Bu makalede, Allah’a teslim olmanın getirdiği erdemler ve bu erdemlerin günlük hayattaki yansımaları üzerinde duracağız.

1 Ekim 2026

ALLAH’IN YOLUNA TUTUNMAK VE HAKİKATİ BULMAK – Özet

Bir düşün: İnsan denen varlık doğduğu andan itibaren arayışın içindedir. “Doğru nedir, yanlış nedir? Hangi yolda yürümeliyim? Hayatın anlamı ne?” diye sorduğunda, aslında kendi fıtratının sesini duymaya çalışır. İşte Kur’an tam da bu noktada devreye giriyor. Çünkü din dediğimiz şey insanların kendi hevesiyle şekillendirdiği bir alan değil; bizzat alemlerin Rabb’i tarafından belirlenen bir hakikat düzenidir. Bu yüzden Zümer 3’te “Dikkat edin! Din yalnızca Allah’a aittir.” denildiğinde, aslında hem zihnimiz hem de kalbimiz hizaya sokuluyor. İnsanların ürettiği sözler, gelenekler, rivayetler, eklemeler ve yorumlar ne kadar süslü olursa olsun, dinin kaynağı Allah’tır ve bu değişmez.