Kategori: Kısa Kısa

16 Ekim 2026

KUR’AN VE İNSAN İLİŞKİSİ – Özet

Kur’an, insanlık için bir rehber olarak indirilmiş, Allah’ın kelamı olarak kabul edilen kutsal bir metindir. Bu metin, insanlara doğru yolu göstermek, ahlaki değerleri pekiştirmek ve ruhsal bir derinlik kazandırmak amacıyla gönderilmiştir. Ancak, insanın bu kutsal metne karşı tutumu, sorgulanabilir hale gelmiştir.

15 Ekim 2026

AYIRIM GÜNÜ – Özet

Kur’an-ı Kerim, Ayırım Günü’nü, yani insanların amellerinin değerlendirileceği ve hak ile batılın ayrılacağı günü önemli bir tema olarak ele alır. Bu gün, inananlar ve inkar edenler arasında kesin bir ayrımın yapılacağı bir zaman dilimidir.

11 Ekim 2026

DİN VE OTORİTE: VAHİYDEN SAPMA – Özet

Bir dinin zaman içinde değişime uğraması, her zaman yeni bir vahyin gelmesiyle gerçekleşmez. Bazen insan yorumları, gelenekler ve dinî otoriteler, vahyin önüne geçer; zamanla insanların ortaya koyduğu görüşler, Allah’ın değişmez hükümleri gibi kabul edilmeye başlanır. Böylece dinin asıl mesajıyla insanlar tarafından oluşturulan anlayışlar birbirine karışır. Pavlus’un Hristiyanlığın şekillenmesindeki tarihsel rolü, bu açıdan üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur. Ancak Kur’an, Pavlus’un adını anmadığından, onun niyetleri ve yaptıkları hakkında kesin hükümler vermek yerine, ortaya çıkan inançları Kur’an’ın tevhid ölçüsüyle değerlendirmek gerekir.

8 Ekim 2026

AYETLERLE OYNAYANLAR VE DİNİ TİYATROYA ÇEVİREN ZİHNİYET

Kur’an’ın mesajı apaçıktır: İnsan, aklını kullanmalı, vicdanını dinlemeli ve vahyin ışığında hayatını şekillendirmelidir. Ancak bazı kimseler, hakikate karşı kulaklarını tıkar, dini asılsız sözlerle doldurur ve Allah’ın kelamını kendi arzu ve beklentilerine göre evirip çevirirler. Bu tutum sadece bireysel bir sapkınlık değil, aynı zamanda toplumun bütününü saptıran organize bir yozlaşmadır. Kur’an bu kimseleri açık şekilde tarif eder ve uyarır.

5 Ekim 2026

ÖLÜYE VERİLEN KOPYA – Özet

Cenaze defnedilir. Toprak atılır, dualar edilir. İnsanlar taziye için mezarın başından ayrılır. Herkes evine dönerken hoca mezarın başında kalır ve ölen kişiye bazı soruların cevaplarını hatırlatır. Buna telkin denir.

Telkin yapan insanların niyetini küçümsemek doğru olmaz. Onlar bunu, ölen kişiye fayda sağlayacağına ve dinî bir geleneği yerine getirdiklerine inanarak yaparlar. Fakat bir uygulamanın iyi niyetle yapılması, onun Kur’an’daki yerinin ayrıca sorgulanmasına engel değildir.

5 Ekim 2026

NAMUS VE İFFET SADECE KADININ SORUMLULUĞU MU? – Özet

Namus ve iffet denildiğinde toplumda çoğu zaman akla kadın gelir. Kadının giyimi, davranışları ve ilişkileri namus meselesi yapılırken, aynı davranışı gösteren erkek “çapkın” denilerek hoş görülebilir. Oysa Kur’an böyle bir çifte standart ortaya koymaz. Tam tersine, iffet konusunda önce erkeğe, ardından kadına sorumluluk yükler: