Kategori: Kısa Kısa

30 Eylül 2026

ALLAH’A ÇAĞRININ SORUMLULUĞU VE GÜZEL SÖZ – Özet

Kur’an-ı Kerim, insanlara doğru yolu gösteren ve onları iyiliğe teşvik eden birçok öğüt ve ilke içermektedir.  Fussilet Suresi’nin 33. ayeti, İslam davetinin özünü ve bu davetin ne denli önemli olduğunu vurgulayan derin bir anlam taşımaktadır. Ayette şöyle buyrulmaktadır: “Allah’a çağıran, salih amelde bulunan ve: ‘Gerçekten ben müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kimdir?”

30 Eylül 2026

ALLAH’A KULLUK VE DİNİN SAFLIĞI ÜZERİNE – Özet

Sevgili Muhammed’de “Ben dinimi O’na özgü kılarak yalnızca Allah’a ibadet ederim.” (Zümer, 14) demiştir. Ancak, bu sade ve temiz inanç anlayışına rağmen, bazı kişiler Nebi’ye binlerce rivayet isnad ederek, bu rivayetleri vahiy olarak dinin içine boca etmektedirler. Bu durum, Nebi’yi, resul, uyarıcı ve müjdeci olarak tanıyanların, O’nu Allah’a ortak eden bir anlayışa dönüşmektedir.

29 Eylül 2026

İMSAK VAKTI HAKKINDA – Özet

İmsak vaktinde ciddi bir sorun var. Oruca başlangıç saati, Kur’an’a göre yanlıştır. Yüce Allah, din gününde “Benim sözüm dışında tutmuş olduğunuz yaklaşık 45 dakika gibi bir zaman, orucu hangi ilahınız için tuttunuz?” diye sormazsa, benim için sorun yok. Ancak, “Sabah namazını neden vaktinden önce kıldınız?” diye sorulursa, kimse buna cevap veremez. Diyanetteki bazı görevli kişiler de bu konuda açıklama yapmaktan çekiniyor.

27 Eylül 2026

SİGORTANIN HER TÜRLÜSÜ HARAM MI? – Özet

Sigortanın her türünü, yalnızca adına bakarak haram kabul etmek doğru değildir. Çünkü bugünkü anlamıyla sigorta Kur’an’ın indiği dönemde bulunmadığından, değerlendirme sigortanın adına değil, içeriğine ve işleyişine göre yapılmalıdır. İnsanların karşılaşabilecekleri büyük zararları birlikte karşılamak amacıyla bir güvence sistemi oluşturmaları, Kur’an’ın “iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın” emriyle birlikte düşünülebilir. Bu nedenle sigortanın varlığı değil, nasıl uygulandığı önemlidir.

26 Eylül 2026

KELİME-İ ŞEHADET Mİ, KELİME-İ TEVHİD Mİ? – Özet

İslam toplumunda “Kelime-i Şehadet”, Müslüman olmanın temel şartlarından biri olarak öğretilmiş ve “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” şeklindeki kalıp dinin vazgeçilmez bir ifadesi kabul edilmiştir. Hatta bazı rivayetlerde, ölüm anında bu sözü söyleyen kişinin cennete gireceği aktarılmıştır. Ancak konu Kur’an’ın bütünü içinde ele alındığında, bu kalıbın Kur’an tarafından Müslüman olmanın şartı veya ölüm anında kurtuluş sağlayan özel bir formül olarak belirlenmediği görülür.

24 Eylül 2026

ALLAH’IN MÜDAHALESİ NASILDIR? – Özet

Bu bölümde, insanın hayatındaki fiillerin Allah’ın iradesiyle olan ilişkisi, imtihan gerçeği çerçevesinde ele alınmaktadır. İnsan, mutlak anlamda acizdir; en küçük hareketini bile Allah’ın verdiği güç ve izinle gerçekleştirebilir. Ancak bu durum, insanın iradesiz olduğu ya da yaptıklarından sorumlu tutulamayacağı anlamına gelmez. Kur’an’da geçen “Siz atmadınız, Allah attı” gibi ayetler, insanın fiili işlediğini; fakat fiilin sonuç doğurmasının Allah’ın izniyle gerçekleştiğini göstermektedir.