MELEKLER GÖRÜNMEYEN DÜZEN, GÖREV VE İNSANLA İLİŞKİSİ
Kur’an’da melekler, sadece kanatlı varlıklar olarak anlatılmaz.
Asıl tanım nettir: Emri eksiksiz yerine getirenler.
Kur’an’da melekler, sadece kanatlı varlıklar olarak anlatılmaz.
Asıl tanım nettir: Emri eksiksiz yerine getirenler.
Camilerde sık duyulan bir söz var: “Şefaat ya Resulallah.”
Kulağa umut gibi geliyor.
Ama Kur’an’a baktığımızda tablo biraz daha farklı.
Kur’an, şefaati bir torpil sistemi olarak anlatmaz.
Kur’an’a göre mesele sadece inkâr etmek değildir.
Asıl tehlike, inanmadığı hâlde inanmış gibi görünmektir.
Din, insanların şekillendirdiği bir düşünce sistemi değildir.
Kur’an açıkça bildirir:
“Şüphesiz ki Allah katında din İslam’dır.” (Âl-i İmrân 3:19)
Bu bölüm, Ali İmran suresi 78. ayet üzerinden, Allah’ın kitabına ait olmayan sözlerin dinin parçasıymış gibi sunulmasının oluşturduğu tehlikeyi ele alır. Kur’an’da, bazı kişilerin dili eğip bükerek Allah’tan gelmeyen sözleri Allah’ın sözü gibi göstermeye çalıştıkları açıkça uyarılır. Bu durum sadece geçmişle sınırlı değildir; bugün de Kur’an dışı rivayetler, etkileyici üslup ve dinî söylemlerle vahiy gibi aktarılabilmektedir.
İnsan hayatı boyunca kendisine en temel soruyu sorar: “Ben niçin varım ve nasıl bir yol izlemeliyim?” İşte bu sorunun cevabı, Rabbimizin bize indirdiği kitapta çok açık bir şekilde vardır. İslam dini, insanın fıtratına en uygun olan, hem dünyada hem de ahirette huzura ermesi için belirlenmiş olan tek hak dindir.
Kur’an, İslam’ı tanımlarken şöyle buyurur:
“Şüphesiz Allah katında din İslam’dır.” (Âl-i İmrân 3:19)