
Kur’an’ın ilk suresi Fatiha olup, ilk ayeti “hamd” ile başlamaktadır. Bu durum, bu kelimenin önemini vurgular niteliktedir.
Hamd yalnızca Allah’a aittir ve hamd edenin hamd ettiğiyle sınırlı bir tarafı yoktur. Çünkü hamd, bir karşılık beklemeden yapılan bir övgüdür. Allah’ın bize gönderdiği iyiliğe, onu hissetsek de hissetmesek de, görsek de görmesek de, anlayabilsek de anlamasak da, devamlı olarak O’na hamd etmek gerekir. Bu nedenle hamd, yalnızca Allah’a aittir.
Hamd kelimesi, övgü anlamı taşırken, şükür daha çok insanın kendisine yapılan iyilikler karşısında duyduğu bir minnettarlığı ifade eder. Şükür, Allah’ın vermiş olduğu herhangi bir nimet için teşekkür etmek olarak düşünülebilir ve bu, iyiliğe karşı bir şükran ifadesidir. Hamd ise kişinin kendisine değil, bilinen veya bilinmeyen başkalarına yapılan iyiliğin bir övgüsü olarak ortaya çıkar.
Hamd, hamd edenle sınırlı değildir; başkalarına yapılan iyilikler için de bir teşekkür niteliğindedir. Şükür ise kişisel bir minnettarlık anlamı taşır. Bu farklılık, Fatiha Suresi’nin ilk cümlesinin “Elhamdulillahi” şeklinde başlamasından da anlaşılmaktadır. Bu ifade, “Hamd Allah içindir” anlamına gelir. Hamd, çok daha genel bir kapsamda, başka varlıkları da hesaba kattığımızı fark ettiren bir anlam derinliğine sahiptir.
Hamd kavramının evrensel bir boyutu vardır; Yüce Allah yalnızca Müslümanların değil, tüm âlemlerin Rabbidir. Hamde layık olan ise yalnızca Allah’tır.
Selam ve Dua ile…
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.