
İslam’da “put”, Allah’tan başka bir varlığı; bir heykeli, resmi veya bir nesneyi ilah olarak ya da Tanrı’nın eşdeğeri olarak kabul etmek anlamına gelir. Şirk, İslam’ın en büyük günahı olarak kabul edilen, Allah’a ortak koşma veya Allah’tan başka varlıklara tapma eylemidir. Put, bu anlamda, insanların Allah’a karşı olan inançlarını zayıflatan ve samimi kulluklarını olumsuz etkileyen bir etken olarak görülür.
İSLAM’A GÖRE PUT VE ŞİRK
PUTUN TANIM:
Put, maddi veya manevi bir varlık olarak, insanların tapındığı, ruhsal bir güç veya otorite olarak kabul edilen nesneler, heykeller, semboller veya insanlar olabilir. İslam, bu tür uygulamaları kesin bir dille yasaklar.
ŞİRKİN TANIMI:
Şirk, Allah’tan başka herhangi bir varlığa, güç ve otorite atfetmek veya O’na eş koşmak anlamına gelir. Bu, yalnızca fiziksel putlara değil, aynı zamanda idoller olarak kabul edilen düşünce sistemleri, ideolojiler ve maddi şeylere de uygulanabilir.
PUTLARDAN SAKINMA YOLLARI
TEVHİD İNANCI:
İslam’da, Allah’ın birliği inancı (tevhit) esastır. Müslümanlar, Allah’ın bir olduğu ve hiçbir ortağı olmadığını kabul ederler. Tevhit, putların ve şirkin en temel karşıtıdır.
BİLGİ VE BİLİNÇ:
İslam inancını derinlemesine öğrenmek ve anlamak, Yüce Allah’ın kitabını anladığımız dilden okuyarak mümkün olur. Bu, şirke düşme riskini ortadan kaldırır. Bu bağlamda, öncelikle Kur’an-ı Kerim’in öğretilerini dikkatlice incelemek büyük bir önem taşır.
DUA VE İBADET:
Tüm ibadetlerin yalnızca Allah’a yapılması gerektiğini hatırlamak ve bu yönde ibadet ve dua etmek, insanların kalplerinde putlara karşı bir koruma oluşturur.
YANLIŞ ÖĞRETİLERDEN UZAK DURMAK:
Her türlü batıl inanç ve yanlış uygulamalardan uzak durmak, put ve şirke düşmeme açısından önemlidir. Dini konularda tek güvenilir kaynak Kur’an-ı Kerim’dir. Ondan bilgi edinmek bu anlamda faydalıdır.
TASAVVUR VE DÜŞÜNCE KONTROLÜ:
İnsan zihninde yer eden put ve şirke dair düşünceleri sorgulamak ve bunlardan uzak durmak gerekir. Kişisel inançlarda netlik sağlamak önemlidir.
TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL FAKTÖRLER:
Bulunduğunuz çevredeki toplumsal ve kültürel inanç ve uygulamalara dikkat etmek, bu tür unsurlardan korunma yöntemlerinden biridir
Bir ayet ve onun açılımıyla makalemizi bitirelim inşallah.
2 Bakara Suresi 170. Ayet;
Onlara (müşriklere) “Allah’ın indirdiğine uyun!” dendiği zaman, onlar “Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız.” dediler. Ataları hiçbir şey akıl etmemiş, doğruyu bulamamış olsalar da mı?
Bu ayetten anlaşılan bazı önemli noktalar şunlardır:
Müşriklerin Direnci:
Ayette, müşriklerin, Allah’ın indirdiği emirleri ve öğretileri reddederek atalarının inanç ve geleneklerine bağlı kalmayı tercih ettikleri belirtiliyor. Bu, toplum içindeki geleneklerin ve kültürel normların insan davranışları üzerindeki etkisini gösterir. Genellikle insanlar, geçmişten gelen inançlarına ve uygulamalarına sıkı sıkıya bağlı kalma eğilimindedir.
Kritik Düşünce ve Akıl Kullanma:
Ayet, atalarını sorgulamadan takip eden kişilerin akıllarını ve mantıklarını kullanmadıklarını vurguluyor. Müşriklerin inançlarının gerçek olup olmadığını sorgulamaları gerektiği belirtiliyor. Bu, bireylerin dini inançlarının sadece atalarının yolunu takip etmekle değil, aynı zamanda akıl ve mantık çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Doğru Yolun Takibi:
Allah’ın indirdiği vahiy ve kuralların, insan hayatında rehberlik etmesi gerektiği mesajı vardır. İnançlarda ve uygulamalarda sahih olanı bulmak için aklın, vahyin ve ilahi tek kaynak Kur’an’ın dikkate alınmasının önemi vurgulanmaktadır.
Dini ve Kültürel Mirasın Rolü:
Dindarlığın ve inancın yerleşik gelenek ve görenekler tarafından şekillendirildiği durumları eleştirirken, aynı zamanda herkesin kendi inançlarını sorgulamasının ve geliştirmesinin gerekliliğini ifade eder.
Hatalı İkna ve Taklit:
Atalarına uymanın, onların hatalarını tekrara neden olurken, bireylerin kendi kararlarını ve inançlarını oluşturması gerektiği fikrini destekler. İnsanların kendi inançlarını temellendirmeleri, geleneğe dayanarak değil, sağlam kanaatlerle yönlendirilmelidir.
Genel olarak, inanç ve ibadet konularında bireylerin ve toplulukların sorgulayıcı bir tutum takınmaları gerektiğini ve akıl ve vahyin rehberliğiyle hareket etmenin önemini vurguluyor. Geleneklere karşı çıkmak ve doğruyu bulma çabası, İslam dininin özünde yatan bir değerdir.
Günümüz İslam anlayışında putlardan sakınmak, sadece fiziksel nesnelerden değil, aynı zamanda kalp ve zihinlerde yer eden batıl inanç ve fikirlerden de uzak durmayı gerektirir. Bunun yanı sıra, din kisvesine bürünmüş sahtekârların etkisinde kalmamak da son derece önemlidir. Müminin temel görevi, Allah’a olan kulluğunda samimi bir biçimde tevhit inancını korumaktır. Doğrularım Allah’a yanlışlarım ise bana aittir
Yazı gezinmesi
Aydın Orhon, 1953 yılında Çorum'da doğmuştur. 1975 yılından bu yana yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü iş dünyasında geçirmiş, bunun yanında Kur’an üzerine araştırma ve incelemelerini kesintisiz olarak sürdürmüştür. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu olan Orhon, eğitim alanında meslek hayatına devam etmemiştir. Bunun yerine özel sektörde çeşitli görevler üstlenmiş; farklı şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeliği, Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmıştır. İş hayatı boyunca edindiği tecrübe ve birikimi, hayatın farklı alanlarında değerlendirme imkânı bulmuştur. Aydın Orhon kendisini bir yazar veya din âliminden çok, Allah’ın kitabını anlamaya ve yaşamaya çalışan bir Kur’an talebesi olarak tanımlamaktadır. Uzun yıllardır Kur’an’ın mesajını, kavramlarını ve insan hayatına yönelik çağrısını araştırmakta; elde ettiği sonuçları yazıları ve kitapları aracılığıyla okuyucularla paylaşmaktadır. Özellikle son yıllarda çalışmalarını yoğunlaştıran Orhon, Kur’an’ın kendi bütünlüğü içerisinde anlaşılması gerektiği düşüncesi üzerinde durmaktadır. Ona göre insanların inançlarını, geleneklerini ve din anlayışlarını Allah’ın kitabı ışığında yeniden değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla kaleme aldığı eserlerinde okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve Kur’an üzerinde doğrudan tefekkür etmeye davet etmektedir. Hakikat Serisi’nin ilk kitabı olan “İnandığın Din Kimin?” yayımlanmıştır. Bu eser, inanç ve din anlayışının kaynağını Kur’an merkezli bir bakış açısıyla ele almaktadır. Allah izin verirse, Hakikat Serisi yeni kitaplarla devam edecek; Kur’an’ın mesajını farklı yönleriyle ele alan çalışmalar okuyucuyla buluşmayı sürdürecektir. Aydın Orhon, bugün de çalışmalarına İstanbul’da devam etmekte; araştırma, inceleme ve yazım faaliyetlerini sürdürmektedir.